Sağlığın önemi herkesçe bilinir. Yapılması veya yapılmaması gerekenlerin tümü insan hafızasında kayıtlıdır. Tam anlamıyla bilimsel açıklama yapamasa bile tahmini olarak, kulak dolgunluğuyla neyin iyi, neyin iyi olmadığını başka değişle zararlı veya zararsız olduğunu deneyimleriyle kestirebilir.
Bu aralar iç sesimi epey dinliyor olacağım ki şaşılacak derecede meyveye sardım. Dengesiz beslenirim, beni tanıyanlar bilir. Hangi saat ne yemem gerektiğini çok iyi bilir ama hiçbir gün uygulamam. Saate göre değil mideme göre hareket ederim. Sofraya oturulması gerektiğinde değil acıktığımı hissettiğim anda yemek yemeyi severim. Tadına vararak, kendimi zorlamadan.
Belki iyi belki kötü ama çok iyi olmadığını biliyorum. Sabah, öğle, akşam ve öğün aralarında çeşitli meyveler yiyorum. Yaz meyveleri çıktı artık, özlemden mi yoksa sıkıntıdan mı bilemiyorum ama meyveyi tabağa koymamla bitmesi bir oluyor. Başka bir şey girsin istemiyorum mideme. Zorla yediğim birkaç lokma dışında.
Görenler bu halinle yaz diyetine mi girdin diyorlar ama amaç falan yok ortada. Ne diyet, ne kilo problemi. Sadece canım meyve yemek istiyor hepsi bu. Kurallarla yaşamı sevmediğim gibi dayatmalara da gelemiyorum. Evet, yemek yemeliyim bu gerekli ama canım bir şey istemiyorsa neden kendimi zorlamalıyım. Bunu anlayamam işte.
Midemde şişkinlik hissediyorum. O çok özleyip, kimseyle paylaşmayı göze alamadığım meyveleri yemekten de bıkacağım elbet. O günü bekliyorum zira. Çünkü kendimi alamayıp mideme depolamaya devam ettiğim meyveler depolandığı yerde fazlasıyla sırıtıyor, şişerek.
Bir kez daha anlıyoruz ki, azı yarar çoğu zarar. Hayatta her şey gibi beslenmede de denge çok önemli bir unsur. İnsan yaşayarak öğreniyor ve görüyor zararları. Adına deneyim diyorlar, tecrübe diyorlar, ders alma diyorlar. Ben de mideme girecekler konusundaki dersimi çok iyi almış bulunuyorum.
Ders 1 ) meyveyi ye ama doğru zamanda ve yeteri kadar
Ders 2 ) mideni dinleme, kurallara uy ve yemeğini vaktinde ye
Ders 3 ) miden şişince çay içme soğuk bir soda iç
Gülçin GÜLOĞLU
Son Yorumlar