Acı sözlerin kime?
Acı sözlerim kendime. Bir nevi içimdeki ateşin daha fazla alevlenmesi için kendime verdiğim cesaretin beni mutsuzluk derecesinde rahatsız etmesi… Kendime haykırdığım her bir kelime boğazımı acıtarak ses olarak yansıyor diğerlerine. Kimse bilmiyor ama ben derinlerde arıyorum beklediklerimi, istediklerimi.
Güzel şeyler… Güzel şeyler var evet… Herkese inat, kendime bile inat, bana inanmayanlara veya başaramaz diyenlere inat harcadıklarım, kazandıklarım, biriktirdiklerim ve cebime sığdırdıklarımla güzel olanları çoğalttığım günler hızla ilerliyor. Dur diyemiyorum, demiyorum, susuyorum.
Sessizim…
Hayra alamet değil pek bu sessizliğim. Korkmak gerek, dağı tırmanmaya çalışan bir dağcının sessizliğinden. Arada ufak bile olsa sesi gelmiyorsa kulağa tedirgin olmanın tam vaktidir derim ben. Nitekim gücü tükenen ve sona yaklaşıp bir anda kendini dağın eteğinden aşağı düşen ve sonu kaçınılmaz acı son olan her dağcının sessizliği kötüye işarettir.
Takvimleri düşürüyorum bir bir. Günler çabuk geçsin diye, beklediğim var çünkü yolun diğer ucunda. Kalbimin bir adım ötesinde, elimin milyonlarca mil uzağında. Bir ses kadar yakın, soluk kadar uzak. Beklemek kadar can yakıcı bir şey; hasretlik. Söylemek isteyip de susmak durumunda kaldığın sayılı vakitlerin hemen geçmesi gibi hayat. O gidiyor ben ardından son trene yetişir gibi koşuyorum. Binmek üzereyken düştüğüm de oluyor, kılı kılına yetiştiğim veya tam vaktinde en güzel koltuğu kaptığım da.
Derinden bir oh çekişim var gizli saklı köşelerde, herkesin içinde utangaç tebessümlerimle. Sesimin soluğumun çıkmadığı yegane yerin bir adım gerisindeyim şimdi. Tereddütüm var eşikten öteye atacağım adımımda. Gitsem de bir kalsam da.
Şimdi. Tam zamanı dediğim hayat kırıntıları silindi ayakaltımdan. Acıtmıyor eskisi kadar canımı, nasır bağlamış olmalı duygularım. Alışkanlık başa dert. Zilin çalmasıyla hayat göz kırpıyor şimdi bana. Tenefüs araları mutlu eder öğrencileri ya, işte öylesine mutlu oluyorum, kısa aralarda ben de. Kendime çaldığım vakitlerin toplamında hep artıları biriktiriyorum sol yanımda.
Gülçin GÜLOĞLU
Çok güzel bir yazı olmuş.Eğer yolun karşı tarafı mutluluğu getirmiyorsa sadece uçurum olarak göze çarpıyor yol.Bu şekilde bekemekte özlemekte pek boş…Kalemine sağlık.
Haziran 12th, 2008 at 20:11merhabalar
Haziran 12th, 2008 at 20:36bu günkü yazın da giden hayat dan çok yorgunluk hisettim.yorulmak ta güzeldir belki hayatın en anlamlı olan tek şeyi. karşılığını alamasanda emek vardır mücadele vardır
her yorgunluğun sonuda yenileniyor insan sizin gibi yazılara dökemesede daha güçlü bir şekilde
mutlu olmak insanın elinde bir şekilde,bir şeyleri
edinememek değil herhalde yapamamak insana acı verir
bu da yorulmadan olmuyor işte pişmanlık da bu olsa gerek…
sevgilerimle…
bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne
o olmazsa yaşayamam demeyeceksin
demeyeceksin işte yaşarsın çünkü
hem öyle beylik laflar etmeye gerek yokki
çok sevmeyeceksin mesela o daha az severse kırılırsın
ve zaten genellikle o daha az sever seni senin onu sevdiğinden
çok sevmezsen çok acımazsın.çok sahiplenmeyince çok aitde olmassın hem
hatta elini ayağını bile sahiplenmeyeceksin
senin değillermiş gibi davranacaksın
hem hiçbirşeyin olmazsa kaybetmektende korkmazsın..
onlarsızda yaşayabilirmiş gibi davranacaksın
çok eşyan olmayacak mesela evinde
paldır küldür yürüyebileceksin
illede bir şeyleri sahipleneceksen
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin
gökyüzünü sahipleneceksin
güneşi ayı yıldızları
mesela kuzey yıldızı senin yıldızın olacak o benim diyeceksin
mutlaka sana ait olmasını istiyorsan birşeylerin
mesela gökkuşağı senin olacak
illede birşeylere ait olacaksan renklere ait olacaksın
mesela turuncuya pembeye yada cennete ait olacaksın
çok sahiplenmeden çok ait olmadan yaşayacaksın
hem heran avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
hemde hep senin kalacakmış gibi hayat
ilişkin yaşayacaksın ucundan tutarak..
Haziran 13th, 2008 at 12:35“Takvimleri düşürüyorum bir bir. Günler çabuk geçsin diye, beklediğim var çünkü yolun diğer ucunda. Kalbimin bir adım ötesinde, elimin milyonlarca mil uzağında.”
Haziran 14th, 2008 at 02:01Beklenenlerin biran önce gelmesi dileklerimle..
Yüreğine sağlık canım..Sevgiler…
Duygusal ifadelerle yazılmış bu yazı yine çok güzeldi.Yürekten kutlarım.Yüzünden tebessüm yüreğinden sevgi hiç eksilmesin Arkadaşım.Sağlıcakla kal..
Haziran 14th, 2008 at 17:38Çok duygusal ve güzel bir yazıydı.Beklediğine en kısa sürede kavuşursun ve hayalinde yaşattığın gibi bir hayat yaşarsın.
Haziran 14th, 2008 at 22:46Tüm eli öpülesi vefakar babaların babalar gününü kutluyorum kuju.
Çok sevgiler
sabır ne büyük meziyettir..herkes bilemez..sabrı boğazında düğüm düğüm birikterenler vakti gelince ödülüne kavuşurlar..bu yazı aldığın ve daha da alacağın ödüllerin bir girişi olmuş..gelişmeler ve sonuç bölümünü dökülen kaleminden okuyacağız elbet:))
Haziran 15th, 2008 at 17:21yüreğin hep gülsün canım…