bir deniz yıldızı masalı

Gençlik Nereye Gidiyor, Fikirler Nerede Ölüyor?

Yazan Kişi denizyildizi at 12:34 am

Günler günleri kovalıyor. Kovalanan günlerde her geçen gün bir başka özel gün yaşanıyor, kutlanıyor. Arada atladığım varsayılan günlerin dışında bugünkü konuyu yazmamak olmazdı, zira gençlik konuşacak bugün. Kim dinlerse işte…

Yazık ki, kimse yapılması gerekeni yapmıyor, tatil diye günün tadını çıkarmaya bakıyor, bayramlarımız gibi. Eski tatları alamayan “şikayetçi toplum” kılını bile kıpırdatmıyor. Herkes birbirine nereye gidiyoruz diye soruyor ama hangi yolun yolcusu soran da bilmiyor. Kolay iştir bilirsiniz, birilerini suçlamak. 

Bizim zamanımızda diye başlayıp, kendi dönemindekileri övmek, yaşananları abartmak, bizim insanımıza mı mahsus bilemiyorum. Bilmeyi istediğim oluyor, araştırıp sorduğumda sonuç beni korkutuyor. Neden biz suçlamayı, kendine ait her şeyi farkında olmadan önde tutmayı seven bir milletiz.

Demem o ki; pek çok ülke gençlerini ön planda tutup, onları en iyi şartlarda okutur, en iyi hizmetleri sunar, ihtiyaçları olabilecek tüm tesislerde kolaylıklar sağlar da bir tek bizim ülkemizde gençler hep başka düşünülür. Aslında hak yememek gerekir ki başlı başına iki grup mevcuttur ülkemizde: gençleri anlayıp, genç yaşayıp, iyiye gidildiğini düşünenler ve gençleri kötü ekonomiden, zor şartlardan, karanlık gelecekten sorumlu tutanlar diye.

Önce iyiden başlarsak eğer kısaca, gençleri bu ülkenin umudu olarak görüp, onlara emanetlerinde gözleri arkada kalmayacak bilinçli diyebileceğimiz bir kesim var. Bizden önceki eksiklikleriyle ülke yönetimini devralıp,  çağdaş medeniyet seviyesine taşıyacak gücü gençlerin yüreklerinde, damarlarındaki kanın her damlasını hakkıyla akıtabilecek cesareti genlerde gören güvenli bireyler bizlere güven vermekte.

Diğer tarafta çevresinde kötü işler yapmasına tanık olduğu sayılı gençleri görüp de bunu ülkenin genelindeki tüm gençlerle bağdaştıran aklını örümceklerle dolduran büyüklerle yaşamaktayız. Ne verdiniz ki ne bekliyorsunuz diyen gençlere verecek cevapları kalmayan, anca negatif ve bastırılmış duygularıyla gençliğini yaşayamayıp, acısını başkasından çıkaracak “dünün gençleri” bizleri çıkmazda görerek kendi egolarını tatmin etmeye devam edecektirler.

Verilen cevaplar açık aslında, saygımızdan vereceğimiz ödünümüz yok gençler olarak, devraldığımız görevleri daha iyiye getirdiğimiz işlerle yeterince de ispatlıyoruz. Arada fazla geliyorsa bizim eğlencemiz bu da bizim işimiz, keyfimiz. Yoksa kimseye zararımız, kendimizden başkasına geçmiyorsa sözümüz, bırakın biz de kendi mührümüzü vuralım sayfamıza. Bizden sonrakilere ışık olacak aydınlığı savuralım dört bir yana.

Gençlik bayramı bugün. Geç kaldıklarımızla gençliğimizin uçurumunda bize verilmesi unutulmuş haklarımızı isteme günü esasıyla. Bizi duyanlar olur belki, belki de uçurumu duvar kenarı yapıp oradan mutluluğa atlayıp bir adım ötemizdeki çocukluğumuzu yaşamamız için fırsat verirler bize bugüne özel.

Bize emanetin ülkeyi hep birlikte aşacağımız ümitli yarınlara gidiyoruz Atam. Sen rahat uyu, takıldığımız yerde ilkelerinden güç alsak da senin yokluğun bugünlerde daha çok hissettiriyor kendini. Ama yine de sen rahat uyu, vatanımızı koruyup, namerde el açmayacağımızı yeterince kanıtladık biz, yine de kanıtlamaya devam edeceğiz. Bu güzel günü bize bahşettiğin, bizi unutmadığın için, bize böylesi güçlü bir vatan emanet ettiğin için sana minnettarız.

Tüm gençlerin, ruhu genç kalanların, gençleri anlayanın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı kutlu olsun, mutlu olsun, coşku dolu olsun…


Gülçin Güloğlu

 

6 Yorum “Gençlik Nereye Gidiyor, Fikirler Nerede Ölüyor?”

  1. akıllı iğne Says:

    selam Gülçin hanım yazılarını büyük bir dikatle okumaya devam ediyorum bügünkü yazında eleştiriyi tek yönde yapmışsın ve hedefin “dünün gençleri” dünün gençleri derken sen den önceki kuşaktan bahsediyorsun sorunun temeli olarak ta bunu görüyorsun
    anladığım kadarıyla bilmiyorum yanlış ta anlamış olabilirim.
    bence dünün gençlerinin yaptığı hatayı bu günün gençleride yapmaya devam etmesidir.sürekli kültür ihtal edilen bir toplumda değer çatışması hep olmuştur ve olacaktır.SONUMU? Sonu senin asli olan değerlerin bitene kadar bana kalırsa bitti bitecek
    bilmem mücadeleyi bu yönde vermekte fayda gördüğümü arz etmek istemiştim.sloganımda şu SORUNLU GENÇ OLMAK DEĞİL,SORUMLU GENÇ OLMAK
    Çalışmalarında başarılar dilerim.
    Saygılarımla

  2. sekerpembe Says:

    GENÇ LİK İLGİNÇ BİR KAVAM YANİ ÇOCUKLUK GİBİ DEĞİL GİRİŞİ BELLİ AMA ÇIKIŞI BELİRSİZ BİR KAVRAM. VE BU GÜNÜN GENÇLERİ HEP DÜNÜN GENÇLERİNİN ESERİ DEĞİL Mİ.
    YAZIN ÇOK GÜZEL, ÇOK ANLAMLI…

    SEVGİLERİMLE

  3. Aylin Yaprak Says:

    Tüm yazını zevkle okudum ama son paragrafında çok duygulandım,keşke bugünümüzde Atatürk başımızda olsaydı,eminim birçok şey çok daha farklı olurdu,değer değerlenirdi ve karma olma yoluna gidilmezdi.Teşekkürler yazın için..

  4. uzakdost Says:

    Kusura bakma Kuju,bu gün anlayamadım seni, ya da kafam karışık biraz.
    Sana bir anımı anlatacağım burada izin verisen.
    Öğrencilik yıllarımızda, daha doğrusu üniversite öğrenimimizden önceki öğrencilik yıllarımızda, bayramları bir başka heyecanla bekler, bir başka şevkle kutlardık.
    Sonra,
    bayramlarla aramızda bir kopukluk odu.
    Özel sektörde çalışıyor olmamız, bir de çokça milli bayramın tatil olmaktan çıkarılması, bizleri çok sevdiğimiz bayram kutlamalarından uzaklara düşürdü.
    Aradan yıllar geçti,çoluk çocuğa karıştık,çocuklarımız büyüdü…
    Bir gün,
    o günlerde ilk okula giden kızım,”baba, bizi Cumhuriyet bayramına götür!…” diye ısrar etti.
    Tatil yok ama,hem kızımı kırmamak, hem de yüreğimin bir köşesinde yara olup yaşayan bayram sevincimi yeniden yaşamak için iş yerimden izin aldım.
    En güzel elbiselerimizi giyindik, en güzel görünümlerimize büründük, elimizde bayraklarımızla törenin yapacağı caddeye gidip yerimizi aldık.
    Tesadüfen kortejin başı tam önümüzdeydi.
    Bir lise öğrencisi kocaman bir bayrak talıyordu, hemen arkasında da, muhtemelen Kore ve KIbrıs’ta savaşan gazilerimiz yer alıyorlardı…
    Gaziler çok ilgimizi çekti…Çok güzel giyinmişler,gözleri çakmak çakmak, dudaklarında tebessümler gezinmekte…Çocuklar kadar mutlu oldukları her hallerinden belli oluyordu,çokça gururluydular…
    Biraz sonra ne olduysa,
    ellerinde kocaman bir pankart taşıyan bir gurup geldi,bayrakla gazilerin arasına yerleşti.
    Gazinin önüne, saçları arkadan at kuyruğu şeklinde bağlanmış,
    yüzündei yer yer kümeler halinde, ne varlığını, ne de yokluğunu tanımlayan sevimsiz sakalı,
    dizleri yıtık,paçaları salkım saçak pantolonu,
    sırtına geçirdiği,Türkçe olmayan yazılarla dolu montu ile bir delikanlı geldi yerleşti.
    Gazi,
    ona yer açabilmek için, itiş kakış geriye doğru çekilmek zorunda kaldı.
    O gün orada,
    belki çokları farketmediler ama,ben o gazinin gözlerindeki yaş damlalarını gördüm.
    Hayatımda o kadar üzüldüğüm çok nadir olmuştur.
    Gelen grup,Atatürkçü Düşünce Derneğ idi…
    İşte bu nedenle o derneği asla sevmiyorum.
    Atarürk’ün gençliği asla böyle olamaz,olmamalıdır.
    O günden sonra, asla bir Cumnhuriyet Bayramı kutlamasına da katılmadım.
    Gençlik gençliğini bilmeki…
    Öyle ”Atatürk, izindeyiz!” tekerlemeleri ile olmuyor bu işler.
    Her şeyi ile Atatürk’ün izinde olmalıyız…
    Onun isminin arkasına gizlenip, başka dolaplar çevirmemeliyiz.
    O, nasıl halkını kucaklamayı bilmişse,biz de bilmeli,onu ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmamalı,güdülmesi gereken koyunlar gibi görmemeliyiz.
    İşte bunları yaptığımız gün,Atatürk’ümüz de yattığı yerde rahat uyuyacaktır.

  5. ugurbocegimleafiyetle Says:

    Canım benim harikasın, bir ustaya denildiği gibi kalemin çok kuvvetli… Duygularını kaleme çok güzel döküyorsun, inşallah birgün hakettiğin yerde, hakettiğin yerde olmak çok zor ama, istediğin yerde olursun… Sayfa düzenin çok güzel olmuş, harikaaa, tekrar görüşelim, hiç bu taraflara gelmiyor musun? msnde açmıyorsun sanırım, ben bu hafta çok yoğundum, hiçbirşeyle ilgilenemedim daha arkadaş listeme alacağım seni, öpüyorum kocamannn, yüreğine sağlık, kalemine sağlık, görüşmek dileğiyle…

  6. herdemece Says:

    Atamızın emanetine yeterince sahip çıkamıyoruz maalesef..:(( Umarım bundan sonra sessiz ve seyirci kalmayızz….

Masala Ortak Ol

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar