Düş kurmak da parayla değil ya. Hayallere tutunmak için, ödünç hayatların hesap özetlerini çıkarmıyorlar insanın önüne. Hayalin, beklediklerin, özlemlerin, sevenlerin yoksa da insan yerine koymuyorlar seni.
Bir amacın olacak en başta. Sonra koşup ardından yorulacaksın, ben biliyorum değil, öğreniyorum demeyi bileceksin her daim. Hani ben oldum olgusu vardır ya usta çırak ilişkisinde şimdi bu da değişti. Sen karar veremiyorsun olduğuna, ustan diyor her ne kadar yaptıklarında yarımlık varsa da.
Hayata herkes kendince bir isim takar. Kimi umut der, kimi baş belası, kimi çok sever kimi evden ırak eder, kimi alır koynuna, kimi kapı dışarı eder. Bazısı sevgiyi sığdırır kocaman, bazısı sadece kendini besler. Kendini düşleyenlerle, kendiyle birlikte başkalarını düşleyenleri konuk ederler kimi vakit gönül sofralarında. Kimi doğuştan tok, kimisi hep aç.
Reis! Aldın mı beni teknenin bir köşesine. Açıklara sür şimdi, biraz götür buralardan beni olmaz mı? Denizin mavisi, denizin derinliği, denizin enginliği vursun beni yüreğimden. Kan akmaz korkma, başına iş çıkarmam. Beni bana bırak, sen sür geri. Bir kulaç fark değil mi, kıyıyla derinlik, atarım hızlı hızlı kulaçlarımı sanki ne olacak. Yorulmayı öğrendik ne de olsa. Çıt kırıldım halleri çoktan sallandırdık uçurumdan aşağı. Büyüdük nitekim.
Düş kurmak parayla değil ya. Parayla da olsa veririz neyse bedeli. En ağır işçisi ben olurum da yine vazgeçmem düşlerimden. Üç beş kuruşa ömrünü satılığa çıkaranlara inat beslerim hayallerimi. Büyütürüm bendeki beni. En ihtiyacım olduğunda çıkarırım cebimdeki kelimeleri, dökerim önüne bir bir kim ne laf ettiyse. Bende de laf çok olur elbet. Hayata saygımızdan susup bir köşede ağlıyorsak kendimizce, bastırılmış duygularımızı açığa çıkarırız günü gelince.
gülçin güloğlu
Son Yorumlar