bir deniz yıldızı masalı

Sahnede Dönen Oyuncular

Yazan denizyildizi at 10:32 am

Yaşadığımız toplumda ve çevrede sanata önem veren belli bir kesim var. Bu ayan beyan da belli. Toplasanız sinemaya giden, opera, bale, dans gösterileri gibi etkinliklere katılan çok az kişi var. Doğuya gittikçe bu oran daha düşüyor. Tiyatro deseniz tek kişilik veya kalabalık ekibiyle gerçekten büyük bir uğraş istiyor, emek gerektiriyor.

Ekrandan görülenler veya tiyatroda canlı canlı izleme olanağı bulduğumuz sanatçılar arasındaki farkı düşündünüz mü hiç? Sahnede ne hissederler, içlerinde belki buruk bir vedanın akıtılmamış gözyaşı saklı, belki çok yakınından duyduğu bir sözle canı çok yanmakta, belki içine sığdıramadığı bir mutluluğu hüzünlü bir sahnede gizlemek zorunda.

Hayat misali… çok klasiktir bu söz. Hayat sahne, bizler de payımıza düşen oyunu oynamakla yükümlü oyuncular. Bir sahnede veda, bir başka perdede mutluluk, kahkaha atmakla görevlendirilmiş, üstümüzde oyuna yaraşır kostümlerle seyirciye en iyi oyunu çıkarmaya çalışıyoruz. Dışarıda akan bir hayatın aksine sahnede her şeyi geriye bırakmış bir oyuncu baş göstermekte. İşte biz: insan.

Acı da yaşasak, sevincimizden yerimizde duramadığımız da olsa, bir hayatı yaşıyoruz işte. Hayat gidenin ardından yaşanmaya devam ediyor, hüznü çok gerilere itip, zaman zaman hatırlanacak bir burukluk olarak mazide bırakmaya alışıyor insan. Yoksa yaşam diye bir şey kalmaz ki. Her ölüm yeni bir ölümle son bulmuyor. Çaresi olmayan ebedi uyku ölüm ve peşinden koşup yorulduğumuz hayat. Düğün ve cenaze.

Sıkıntı dolu günlerin ardından şimdi kaldığımız yerden yaşam telaşımız devam ediyor. Bizden çok önce hayata gelip, kendine ait oyunu oynayıp kendine biçilen rolün sonu gelen kişi jübilesini yapıp elveda edip görevini genç oyunculara devrediyor. Şimdi bu görevi devralıp bizden önce tamamlanamayan veya yarım kalmış oyunları tamamlamak için kolları sıvama zamanı. Kalmamalı hiçbir eksik, en iyiyi oynamayı arzulamalıyız.

Dünya derdi bitmez. Sen istedikçe ağlar, izin verdikçe gülersin. Öyle karmaşık bir haller ki bu durumlar çık çıkabilirsen. Ne yapılırsa yapılsın her şeyin bir sonu var. Hepimizin bir gün kapanacağız gözlerimizi elbet. Velhasıl değmiyor kalp kırmaya, değmeyenlere değer vermeye, akıtmaya o kıymetli gözlerinden akan bir damlaya.

Sahne aynı sahne. Oyuncular değişmekte. Roller farklı gibi dursa da amaç hep en iyi olmakta. Sonunda bir alkışla ayrılık zamanı ve gidenin acı vedası. Şimdi giden gururlu, kalan mağrur. Öksüz kalan, eski oyuncuyu arayan gözlerde yeniye alışma çabası. Bu da olur bu da. İnsan nelere alışmıyor ki… Hayat kaldığın yerden devam etmekte. Zaman ayakta durma zamanı. Ben de başarabileceğime herkesten önce kendime inandırmayla başlıyorum işe. Yazıyla, çabayla, aldığım nefesle…

Gülçin GÜLOĞLU

 

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar