Son üç günün yoğunluğunu ancak bu akşam anlatma fırsatım oluyor size. Son zamanlarda yasadığım en hareketli haftasonumu yaşadım. Şöyle ki; abimin haftasonu kaçamağı bana ve bebekleri yüzünden zor dışarı çıkabilen kuzenimize ve eşine yaradı.
Cuma akşamı ilk durağımız Kordon’du. Serin deniz havasının bir o kadar sakinleştirdiği temiz havayı soluyabildiğimiz kadar soluduk. Derin iç çekişlerimizde iyotun burnumuzu sızlatan kokusunun içine hapsettik son zamanlarda yaşananları. Akşam iyi gelmişti bize. Sessiz, sakin, uzun zamandır yaşanmayı bekleyen ancak hep ertelenen güzel bir h.sonu akşamı henüz bitmemişti. Yediğimiz buzlu bademin buzunu yememle dalga bile geçtiler…
-piiiiisss… buz yiyoooo kimbilir nasıl suyla yaptılar diyerek.. ama ben gördüm bildiğimiz buzdu işte canım ama beni kızdıracaklar ya. Yeme konusunda biraz titizim ya :)))
Ordan kalktık, Efemizi aldık (anneannesi baktı) doğru kuzenlere. Gece henüz bitmemişti. Can sıkıntısından ya da boğaz derdinden ne derseniz deyin artık )))) gece 2 de 1 kilo yaprağı ancak bizim gibi deldiler sarar. Üstelik hayatında yaprak sarmayı ilk defa deneyecek biri için kuzenim fazla pozitif düşünmüş olacak ki bana güvenip işe kalkıştı. Bir buçuk saatte sardık, pişme payıyla gece (sabah mı demeliydim) saat 4’te sarmaları mideye indiriyorduk. Güzel bir anımız daha oldu : )) deli avuntusu
Sabah Efe’nin hepimizi ayağa dikmesiyle geceden kalma halimizi de hesaba katarsak o gün nasıl geçti anlamadık. Biraz gezindikten sonra, pazara git, abimin bilet alması, kuzenimin alışverişi, benim pc derdim derken birkaç saat ne yapıp edip Nazlı’mın (bilgisayarımın adı, bilenler bilioo, daha önce bahsetmiştim ))) başına oturup, bir şeyler karalayabildim. Bu arada canım dostum Emelimle iki çift laf ettik derken Efe uyandı kabus saatler başladı ))))))) karnımız acıktı napalım diye düşünürken hadi pide yapalım. Evet evet normalde dışarıda yapılan pideyi aynen evde yaptık o kadar kişiye. Resmini de çektim yayında )))
((( YEMEYİ SEVMEYEN TEK BİR ERKEK GÖRMEDİM BU YAŞIMA KADAR. KEK DE GEÇ BİR SAATİN SÜRPRİZİ OLDU BİZE. DİĞERİ DE BUZLU BADEM. İZMİRİN ŞARKILARA KONU OLMUŞ MEŞHURLARINDAN : p )))
O gece yine evde kalmadık. Bir yoğunluk bir tantana sormayın gitsin. Sabahlayıp ertesi gün uykuyu almadan uyanmak ve gün içersinde nerde rahat bir yer buldun kafayı koymak istemek nasıl bişey anladım ))) Pazar gününü de akşam saatlerine kadar çok yoğun geçirdim. Ev battı. Sonra hadi temizlik yap. Bu arada yazmadan asla geçemeyeceğim, arkadaşlarım kendime önem verdiğimi çok iyi bilirler. Hatta çoğu kez dalga konusudur :))Nerden geldi kaynağını söyleyeyim, annemden )))) cumartesi kendini ödüllendirmek için bir buket kırmızı gül almış kendine. Sorduk bu ne diye,
-kendime aldım, çok güzelleri dimi diyo… evet annecim en az senin kadar (muckk)
Geldik pazartesiye. İş görüşmem vardı. Artık o kadar rahat gidiyorum ki iş görüşmelerine. O kadar alıştım yani. Dolabımda iş görüşmeleri için ayrı bir bölüm oluşturdum zaten, giderken ne giyeyim derdim yok hehe bakalım oraya da bıraktım bir cv. Gayet olumlu geldi bana haber bekliyorum artık. Sonra Kemeraltına alışverişe gittik ana kız. Bana yaradı, yazlıklar çıkmış nasıl güzeller anlatamam. Dayanamadım hemen bir badi, bir etek ve babet aldım kendime. Çok şirinler. Bana da yakıştı hani
Eve geldik hemen bir çay koyduk annemle. Ayaklarımızın altı şişti yürümekten. Havada yazdan kalma diyemeyeceğim kadar sıcak bir hava vardı. Anladım ki baharı çoktan geçip yaza girmişiz bile. Şimdi yazlıklarım çıkmak için keyfimi bekliyorlar. Peki benim keyfim ne zaman ister, işte bu konuda endişeliyim ama umutsuz değilim elbet çıkacaklar ))) odam zaten karışık yeni dağınıklara izin vermeyecek kadar, düşüncelerim gibi.
Ve bir şey daha… radyo tatlısesin dj lerine bayılıyorum. Gerçekten işi bilen kişiler yapıyor bu işi. Müzik dinlemedim öğlen sırf dj yi dinledim. Dedi ki, sizin sorsak öyle çok derdiniz var ki. Saydı bunların birkaçını ama emin olun sizin canınızı acıtan ve dert olarak gördüğünüz sorunlar bir başkasının umrunda bile değil. Ne kadar doğru aslında. Bu da ayrı bir yazı konusu olsun mu? Olsun olsun ))) çünkü daha fazla uzatırsam kahvem soğuyacak. İlham gitmesin diye yudumlayamıyorum ki bir türlü… hatta şimdi baktım da soğumuş bile döksem israf, içsem neye yarar. Gitsem en güzeli…
Son Yorumlar