KALDIRIM TAŞI
Ben bir kaldırım taşıyım
Sonbaharda hüzün, ilkbaharda neşeyim
Ağaç dallarım olur bazen kuru bazen cılız
Renk renk çiçekleri toprağımla besleyenim
Üstüme basıp geçerler de, koruduğumu bilmezler
Bir garip köşede beklemedeyim
Ben bir kaldırım taşıyım
Bir yolun ikiye ayırdığı eşim vardır benim
Karşıda birbirimizi izler dururuz, elimiz ayrı
Hazanda kuru çiçekler sereriz yolumuza
Baharda sadeliği seçeriz, bir sade papatyayla
Sevgilileri seyrederiz, bizden kopardıklarıyla…
Kaldırım taşı derler, geçerler
Bilmezler yağmurun bizdeki adını
Bilmezler kızgın güneşin kavurmalarını
Görmezler bir yolun iki ayrı kalmış sevdalılarını
Bilmezler, dilsizin dile gelip söyleyeceklerini
Eski şarkılarda adımız geçerdi bir zamanlar
Şimdikiler öyle çok kıymet bilmezler
Kenarda kalmış taş yığını olmuşuz, haberimiz yok
Biz bize sakladığımız anlamlarda boğulmuşsuz
Süslenmiş, aydınlanmış, değerlerin değersizi olmuşuz.
Gülçin GÜLOĞLU
15.04.2008 /İzmir
Son Yorumlar