bir deniz yıldızı masalı

Kayıp/MI Verdik?

Yazan Kişi denizyildizi at 12:47 am

Ne çok insan çeşidi var yeryüzünde. Duygusalı, zekisi, safı, akıllısı, uyanığı, romantiği, realisti, komiği, zevksizi, çapkını, sakini, delisi, denlisi, densizi… Say say bitmez.

Ve tuhaf olanı herkesin ağzına sakız olan sözün defalarca tekrarlanmasıdır. “Elde deli bir iki bizim evde araba yükü”. Bu sözden anlaşılıyor ki, hiç akıllı insan yok, deliler sarmış dört bir yanı. Peki nerde bulunur bu akıllar ki, bizim de karşımıza çıksınlar. Delilerden bunaldık bir iki akıllı görsek bari dünya gözüyle…

Birinin canı sıkılır diğerine sarar, bir diğeri ağlar acısını başkasından çıkarır, sevilmez nedeni kendinden başka herkeste arar, suç vardır kimse ortak olmaz, dert vardır herkes kaçar, yardım gerekir işi çıkar, canı yanar can yakar vb. Yok mudur bunun doğrusu. İşler hep eğri. Matematiğimiz bundan hep geri.

Hadi bitti bugün, yarına Allah kerim. Doğaya attık kendimizi, insan boğdu sokak aralarında. Trafik derdi bitti, oksijen bol geldi. Tükettik temiz havayı, ağacı kestik teker teker, yağmur bitti, su azaldı, neşeyi denize saldık, oltayı fırlattık, canımız oyun istedi arkadaş aradık, balıklar güldü geçti, oltamızda yem de kalmadı. Hepi topu kaç canlı kalmış şurada yaşayan, soyunu tükettiklerimiz uzaktan ateş saçıyorlar, dünyayı küçültmüşler.

Tuhafız biz. İnsanlar olarak diyorum. Yararlısı, akıllısı, sevgilisi, umutlusu açmaz bizi, karamsara bakarız gözlerimizi kocaman açarak. İşe yarayanı geriye iter, yaramayanı başımıza tac ederiz, bir hatasını gördüğümüzde affetmeyiz. İşimiz düşer en iyi kişi işimizi yapandır, işimizi yapmazsa onu sevmeyiz.

Gözümüz dalar uzaklara… Daldığımız yerden çıkmak için takviye kuvvet bekleriz, kendi başımıza ayakta olmak iskeletimizi acıtır, kendimize ağlarız. Ben merkezli dünyada sen dışında hayat süreriz. Minnet etmeyiz, dert ederiz. Yardımı önce ister sonra redderiz. Olur da işimiz olursa kimseye borçlu kalmamak adına.

Şimdi keyfimiz yerinde. Birileri sürekli üretiyor, 9-5 çalışıyor, gerektiği kadar nimetten yararlanıyor, akşam sıcacık çayımızı yudumluyor, gece yatıyoruz. Sabah kalkıyoruz, dünü tekrarlıyoruz. Şikayet ediyor, mutsuz oluyor, sorun üretiyor, çareye sırt çeviriyor, mazlumu hor görüyor, güçlüye bel büküyoruz.

Olumsuzluklara davetiye çıkarıp, sonra hayatımızda giden terslikleri sorguluyoruz, pozitif olamıyoruz. Geleceğe bakamıyor, geçmişe takılı yaşıyor, bugünü unutuyoruz. Seviyoruz, sevilmediğimizde ateş olup cürüm kadar yer yakıyoruz. Bağırıyoruz, sesimizi çıkaramıyoruz. Gülüyoruz, güzellikleri çekiyoruz, ağlıyoruz ters bakışları üstümüze alıyoruz.

İnsanız biz. Kulaklarımız duyması gerektiği kadar duymalı, ağzımız gerektiği kadar aralık kalmalı, gözlerimiz gerektiği kadar görmeli. İnsanız, bir torba kadar olamayacak mıyız ki ağzımızı büzmeye insan çağıralım. İrademiz var bizim, artılarımız var, aklımız var en güzeli. Kalbimiz var, sağduyumuzla birlikte. Cesaretimiz var gücümüzle.

Şimdi biz insanlar olarak en karanlık köşelere kapatsak iyilikleri, güzellikleri, mutlulukları, umutları… ağlamaz mı, öksüz kalmaz mı insanlık. O karanlıklarda örümcek bağlamaz mı?

Gülçin GÜLOĞLU

8 Yorum “Kayıp/MI Verdik?”

  1. emelsen Says:

    ”ne elbiseler gördüm içinde insan yok; nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok” der Mevlana…yani anlayacağın insan kılığında mahlukatlar çoğaldı ve Kayıp verdik.. veriyoruz da…

    İnsanlık en büyük kayıbını aslında yüzyıllardır veriyor… ve değerlerimizi yitirdikçe, anlamını değerini unuttukça sağımız solumuz yapayalnız kalıyor…
    neler oluyor bize? çok mu zor geldi saklamak yüreğimizde sevgimizi ve paylaşabilmek…
    anlayana o kadar güzel bir konuyu ele almışsın ki bence okuyan herkes ben de dahil bir ekz daha düşünmeli kendi adımıza muhasebe yapmalıyız…
    ellerin dert görmesin yüreğin de öyle canım:))

  2. uzakdost Says:

    Güzel bir durum muhakemesi.
    Enine boyuna irdelemişsin her bir şeyi.
    Yazmışsın,çizmişsin,silmişsizn,yeniden dile getirmişsin.
    Objektif bakmışsın hayata,mantığı ön plana çıkarmışsın bu kez.
    Kurmuşsun mahkemeyi, insanı bir güzel yargılamış, hükme bağlamışsın olayı.
    Yanlışları bulmuşsun, olması gerekeni anlatmışsın.
    Boş şeylere çok kafa yorduğumuzu,boşuna çokça duygusal acılara katlandığımızı bir güzel açıklamışsın.
    Ne demeli?
    Her şey ayan beyan ortada…
    Sadece,
    ”Doğru söze ne denir?” cümleciği ile bağlamak düşer bize yorumu.
    Her bir şeyi güzel söylemişsin…
    İyi haftalar Kuju…

  3. tropicalmalibu Says:

    okudukca ne kadar dogru deyip ahh geciriyorum icimden:(
    deger verilmeyeceklere en fazlasini uzgunum ama yine bilerek veriyoruz.sonradan pisman olacagimiz deger yargilarimizi hic dusunmuyoruz.
    dogruyu soyleyince aman uzak dur diyorlar.biraz egil bukul senden iyisi yok.
    aslinda siz o,kadar guzel anlatmisinizki.hersey ortada.
    insanlarimizin heimiz diyelim vicdanlari nerede acaba.
    sevgiyle kal

  4. herdemece Says:

    ” İşe yarayanı geriye iter, yaramayanı başımıza tac ederiz, bir hatasını gördüğümüzde affetmeyiz. İşimiz düşer en iyi kişi işimizi yapandır, işimizi yapmazsa onu sevmeyiz.”

    Çok güzel bi eleştiri yapmışsın gulçin.Her kelimesi ,cümlesi çok doğru ama ben en çok yukarıda tırnak içine aldıklarımı beğendim.Çünkü çok kısa bir süre önce Böyle bişey yaşadığım.Benim söylediklerimin tümü doğru iken yalana inanıldı;bunun sonucunda da ‘doğru söyleyen dokuz köyden kovulur’ u yaşadım..:((

  5. herdemece Says:

    İznin olursa eğer bu güzel yazıyı Forum söyfamızda diğer arkadaşlarımlada paylaşmak isterim.Belki onlarda biraz olsun faydalanır…

  6. ADMİN Says:

    ne demek mutlu olurum :)
    istediğiniz zaman yayınlayın.
    sevgiler…

  7. herdemece Says:

    Teşekkürler..Sevgiler

  8. denizyildizi Says:

    şimdi aklıma geldi. sayfamda sağ tuş engeli var. yazıyı almanız zorlasacak… ben size ileteyim :)

Masala Ortak Ol

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar