bir deniz yıldızı masalı

Gitmek mi zor kalmak mı?

Yazan Kişi denizyildizi at 1:03 am

Sevmiyorum garajları, yalnız yolculukları, ardında el sallanan vedaları. Sevmedim, sevemeyeceğim de. Valizin içine doldurulan, eşyalar mı, yoksa hayaller mi? Garajda bir otobüsten diğerine taşınan yük, omuzlarımızda taşıyamadığımız sıkıntıların, vedaların yükü mü yoksa fark etmeden öylesine tıkıştırılan ya da heyecanla sevdiğine kavuşmanın telaşıyla seçtiğin birbirinden güzel elbiseler mi?

Gitmek güzeldir belki. Her gün gördüğün yüzlerden kaçmak, her defasında önünden geçtiğin yerlerin dışında yerler keşfetmek, çektiğin sıkıntıları kendine dert eden odanın sıcaklığından çıkıp, ormanda esen rüzgarın soğukluğuna gitmek güzeldir belki. Güzeldir elin ele dokunması, ayrı tende atan aynı kalbin çarpıntısını hissetmek hücrelerinde.

Ya kalmak. Kalmak zordur? Sevdiğinin ardından bakarken duran saati ve dünyayı, tek hamlede eski haline getirmek mesela zor olan. Dolayısıyla kalmak acı verir. Geride kalan haber bekler, bir daha yolu düşerse oralara ayağı geri geri gider, giden gider, gider de aklı geri dönmez. Yaşananları silmek artık mahşere kalmıştır. Biz çizik daha atılmıştır anılar sermayesine.

Ya her iki durum için sonrası… Yola çıkanın camdan bakarken yol çizgilerine anlattığı iç sızıntısı, geride kalanın atmaya cesareti olmayan adımları… Yaşananlar, yaşatılanlar, şaşkınlıklar, mutluluklar, geride gizlenen umutlar, başrolde sevgi. Bir bir sevdiklerini aramaktalar. Ne giden razı geride kalana yokluğu yaşatmaya, ne kalan gideni uğurlamaya. Hayatta ayrılık da var.

Ayrılmak daha bir oturur insanın yüreğine, daha çok ağlatır ya. Bu yüzden olsa gerek ayrılığı konu alır hep garajlar. Kavuşmayı anlatmaz, hüzün yoktur çünkü, hüznü paylaşmayı daha bir sever insanoğlu, mutluluğu anlatmaktansa.

Yüreği kaybetmekten korkan bir ürkek serçe olup, sevdiğinin peşinden gitmek istese de ruh, beden durdurur en acımasız ağırlığıyla gitmek isteyeni. Gidene kal denmez, öyle öğretilir küçük yaşta, kalana da git denmeyeceğini öğrettiği gibi yaşamın.

Havada asılı bir el, cama yapışan yalvarır bakışlarla her an otobüsten fırlamaya meyilli tetikte ayaklar, gidenin gitmemesini isteyen mecburi ayrılığı içine sindirmeye çalışan geride kalan, altındaki tekerleğin birkaç dakika daha dönmemesini ümit eden yürek, gözlerinin temasından kaçınan koşmak için güçlü olmayı düşünen cansızlaşan bir beden.

İşte bir veda sahnesi sinemalarda. Bedene işlenen ayrılık tohumları, iki ters duygunun zorluğunu yaşatmakta. Gitmek mi zor kalmak mı, derken bunu anlatmak istemiştir belki de şair. Gitmek mi zor kalmak mı?

Gülçin GÜLOĞLU

10 Yorum “Gitmek mi zor kalmak mı?”

  1. emelsen Says:

    gitmek ve kalmak..iki aykırı kelime….içinde var zaten tezatlık, yalnızlık ve de hüzün…ya beraber gitmek ya da beraber kalmak…keşke!…
    aslında giden bedendir kalan da…yürek hep aynı yerdedir…tek yol üzerinde tek valiz içersinde…ayrılık garlar da değil yürekte olmasın yeterki…
    ama sein kaleminden de bu kadar güzel yazılır ve anlatılırdı canım…yüreğine sağlık….

  2. Yiğit Says:

    Rüzgarda, gökyüzünde, baharda, yağmurda buluşan sevdalar olsa da yürek hep kendi içinde yaşar sevdasını. Giden, kalan yoktur aslında, sevdiğinden ayrılan bir beden, bedeninden ayrılan bir yürek vardır her zaman.. Yüreğine sağlık..

  3. lale Says:

    kuzucum ya bence kalmak daha zor. Giden bir yere doğru gitmekte , ama kalan. Sanki daha zor. Sevgiler bıraktım sana

  4. kestane yaprağı Says:

    bence de kalmak zor ama şunları da söylemek isterim bu bahisle…

    Gitmek isterim, gidemem.
    Kalmak isterim kalamam.
    Ardımdan bıraktığım karaltıya bakarım göremem,
    Bana sallanan ellere bakarım hissedemem.
    İstasyonlar kara, terminaller buruk, hava alanları kocaman bir boşluk bırakır yüreğimdeki izdüşümüne.
    Sonra toplanan toplanır, kalan kalır giden gider
    Ardından mağmesi kalır yer yer buruk yer yer içten ve özlüce…
    yüreğine sağlık.

  5. ersin Says:

    yüreğine sağlık yazıların çok güzel
    sadce helal olsun

  6. jadore Says:

    Gitmek mi zor kalmak mı zor?
    O sabahı gel bana sor…
    O ayrılığı gel bana sor…

    Der ya şarkıda da…. Gitmek de zor kalmak da zor… Ayrılığın her şekli zor…
    Doğum gününün kızımla aynı gün olduğunu hatırlıyorum, yani yarın…
    Şimdiden kutluyorum kujucum…

    Nice senelere canım :)

  7. DeNiZ Says:

    gidene gitmek
    kalana kalmak zor..
    ne kadar zor olsa da
    giden gidecek
    kalan kalacak..
    böleler yani:))

    sevgiler kujuuuu
    öpüldün.

  8. Hamiyet Says:

    Gitmekte kalmakta zor
    ikiside arafta bir yaşam
    sözcüklerin düğüm noktası
    iç yakan bir volkan
    daha ne diyeyim bilmem ki..:(

    Yazın yine harika olmuş tebrikler canım…

    Hayırlı geceler kuju’m…
    Sevgimle…

  9. acısıylatatlısıyla Says:

    Doğum günün kutlu olsun can kuju,
    Nice mutlu yıllara,
    Bir ömür boyu dünyaya hep sevgi saç. Bu denizyıldızı ışığını söndürme.
    Bu yıldız sen var oldukça hep parlasın.
    Gökteki ışık,
    denizin derinliklerindeki denizyıldızına ilham olsun.
    En kötü günün pespembe sitenin arka planı gibi olsun)))
    Bütün denizyıldızı okurları ve takipçileri adına…
    İYİ Kİ VARSIN

  10. uzakdost Says:

    Karanlık ve soğuk bir gece,
    zamanın ileri ve yalnız saatleri,
    İç Anadolu’nun bilmem hangi karanlık köşesinde, bilmem hangi şehirler arası yolda, bilmem hangi otobüsün kirli camına yaslamışım başımı,
    yol kenarındaki kuru dallara, asfalt artıklarına, çakıl taşlarına, işaret direklerine vuran soluk ışığını seyrediyorum arabanın.
    Zaman gibi, alıp başını gidiyor bakışlarımın önünden yollar, içimden uzanıp yakalamak geliyor, çaresiz kabulleniyorum.
    İçimde bir huzursuzluk var.
    Ardımda bıraktığım insanlardan, sevdiklerimden mecburi olarak ayrılmanın sevimsizliğini yaşıyorum.
    Yeni yüzler,yeni karakterler,yeni gönüller tanımanın, onlarla kaynaşmanın,anlaşmanın,dostluk kurabilmenin zahmeti de canımı sıkıyor…
    Yüreğim daralıyor, kalbim ağrıyor, uykusuz gözlerim acıyor…
    Hiç sevmediğimi farkediyorum otobüs yolculuklarını…
    Vedaları, bir sevgiden ayrılışları, hep hüzün bulutlarının gezindiği terminalleri, insanların yüzündeki mutsuz ifadeleri,
    içlerine gömdükleri acıları gizlemek için dudaklarına takındıkları sahte gülümsemeleri,
    velhasılı tıpkı Kuju gibi, ben de hiç sevemedim şu veda törenlerini.
    Bu nedenle olsa gerek, bir ayrılık yaşayacağım zamanlarda, hep yalnız giderim terminallare.
    Ardımdan yaşlı gözlerle el sallasın birileri istemem…

    Kuju’nun bu güzel çalışması, kendi ayrılıklarımızı, kendi yolculuklarımızdan aklımızda takılı kalanları yazdırdı bize.
    Konudan uzaklaştık mı, yoruma yolunu şaşırttık mı bilemiyorum ama, en azından bu güne kadar yazmak kısmet olmayan bir iki cümlemizi paylaşmamıza vesile oldu.
    Sözün özü;
    otobüs terminallerindeki giden yolcu peronlarını hiç sevmiyorum.
    En güzeli,
    gelen yolcu bölümlerinde birini beklemek ve insanların yüzündeki kavuşma heyecanını seyretmek…
    Ayrılmak kötü,kavuşmak güzel…
    kavuşmalarımız, ayrılmalarımızdan çok olsun diliyorum.

Masala Ortak Ol

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar