bir deniz yıldızı masalı

ben sustum konuşan kim

Yazan Kişi denizyildizi at 1:16 am

           Değişiklik istiyorum. Değişik bir şeyler yapmak geçiyor içimden. Her şeyin bu kadar aynı, herkesin bu kadar benzer olması canımı sıkmaya başladı. Saçımı kestiriyorum olmuyor, boyatıyorum nafile, dışarı çıkıyorum boş.
Daha fazla değişiklik istiyorum. Mesela tanıdığım herkesi sil baştan tanıma şansı istiyorum. Hepsini tek tek yalnızca kendimin seçeceği bir şans istiyorum. Çok uzaklara gitmek istiyorum. Gideceğim yerde deniz olsun istiyorum, yeşil olsun istiyorum. Biliyorum çok şey istiyorum ama sıkıldım artık. Sı_kıl_dım.
          Hayat hep aynı gibi geliyor. Küçük bir değişikliğe hasret kaldım. Kış günü terliyorum, aklım olmasını istediğim yerden başka her yerde. Gitsem gidemiyor, sussam susamıyorum. Kapana sıkışmış fare gibi ömrüm geçiyor, ruhum isyanlarda. Doyuramıyorum onu, istediğini veremiyorum. Çılgınlıklarım yetmiyor ona. Sınır istemiyor hiçbir zaman. Cesaretli miyim o kadar. Sanmıyorum. Cesurum belki ama cesaretim tartışılır. 
           Nedir bu beklentilerim hayattan ve insanlardan. Yetinmeyi bilmiyor bu yürek darağacında. Biraz beklese… Biraz sabretse… Sonu bir, umudu en güzel saraylarda misafir, yolu aynı yol, gidiş aynı gidiş, dönüşü imkansız. Olmasın da zaten. Gidilsin dönülmese de nafile. Bekleyiş uzun sürecekse varsın değsin her şeye. Giden bende gidecekse bile.
          Bir gün uyanıyorum. Diyorum deniz vazgeçse tek bir gün mavi olmaktan. Her yeni gün başka bir renge bürünse, başka gökyüzüne gülümsese veya. Deniz dalgasını derinden sığa değil de, kenardan derine yürütse. Yürek alabora olmaktan vazgeçip, en sakin yüreğe mesken etse sevgisini. Nasıl olur?
          Susuşlardan vazgeçmek istiyorum artık. İçime attığım kelime dağları artık volkana dönüşsün istiyorum. Savursun lavlarını dört bir yana ve ben rahatlayayım. Kalmasın içimde kül. Siyahlıklar beyaza bulansın, kış günü sıcak, yaz günü soğuk sarsın bedenimi. 
           Çok şey istemiyorum. Değişiklik istiyorum. Değiştirebileceklerim ve dokunamayacaklarımla sınırlı kalma değil hayalim, olmazı olur yapmak. Nefes almak yaşamdan, keskin nane kokusu gibi. Zorlanarak değil de tebessümle solumak temiz havayı en derinimde. Mutlu olmak istiyorum alabildiğine. Parazitlerin ömrümü kemirmesinin önüne geçmekle iyiliğim kendime.
            Tavrım kesin, sözüm arkamda. Durmaz hiçbir yürek bu bağlamda. Acı çekiyor yüreğim, çekmese kim küser. Kim umurumda sonra, deli olmuşum, akıllılık etmişim kime ne. Kim yaşıyor benim yaşadıklarımı benimle.

Gülçin Güloğlu
24.02.2008

 

8 Yorum “ben sustum konuşan kim”

  1. emelsen Says:

    hep dar vakitlerin kesişen zamanlarında aynı duyguları, aynı hayalleri paylaşıyor olabilmek ne güzel seninle canım arkadaşım…yazında kendimi buldum…gözlerimi kapatıp da kendimi götürdüğüm yerlerin kokusunu içime çektim…bir rest çekiş hayata ya da hayatlarımızdaki çakıltaşlarına…daha çok yazılacak şey var da yanıbaşımdaki Nehir hanım çekiştirip durmasa beni:))
    yüreğine sağlık bitanem..

  2. uzakdost Says:

    Bu kadar kötümser olma bence.
    Biraz da bardağın dolu tarafını görmeli insan.
    Hep boş tarafına takılı kalmamalı,hayatını ona göre yönlendirmemeli.
    Değişiklik!…
    Kim istemez değişikliği,
    her günün başka renkte,başka desende,başka görünümde olmasını?
    Kim istemez,
    sıkıntılarında,bunalımlarında,öfkelerinde,çaresizliklerinde çekip gitmeyi bilinmeyen bir yerlere,bilinmeyen bir hayata?
    Kim istemez,
    hep mutluluklar içinde yaşamak,asla acıyla,kederle hüzünlerle karşılaşmamak?
    Kim ister,
    hayatın acımasız savaş arenasında,
    doğumdan ölüme kadar,bıkmadan,usanmadan,yorulmadan kılıç sallamayı?
    Kim ister,
    kaybedişerin,ümitsizliklerin yüreğe düşürdüğü acıları yaşamayı?
    Ağlamayı kim ister gülmek yerine?

    Ama,
    hayat işte bu…
    Bu şekilde yaşanıyor,bu şekilde yürünüyor bu yol…
    Bir de,
    alnımıza yazılan yazı var…
    Bazı şeyleri değiştirmek insanın elinde olmuyor…
    En iyisi,
    mevcut olanın en iyisini yaşamaya çalışmak…
    Hayata her gün başka bir pencereden,başka bir gözle bakmaya çalışmak…
    Hayatı,
    tebessümlerimizle,dilediğimiz renge boyamak…
    İnanın,
    bizler bu güce sahibiz…

  3. derya Says:

    Merhaba,
    Uzunca bir süre hem bloğumu hem de sizleri ihmal ettim.Hem uğramak istedim hem de yeni bloğumu haber vermek istedim.Artık yeni adresimdeyim.
    http://www.deryadanlezzetler.com
    Her zaman beklerim.Görüşmek dileğiyle…

  4. Yurtdışı Eğitim Says:

    duygularını paylaştığın için mersi, ama karamsarlık yok

  5. jadore Says:

    “Başka türlü birşey benim istediğim”

    Bazen ben de aynı şekilde sıkılıyorum… Gerçi bunu hissetmeyen var mıdır ki?
    Ama kujucum sen de imkansız değişiklikler istiyorsun sanki biraz :)
    Bırak mavi olmaya devam etsin deniz, bir de uyanınca o maviyi göremeyenleri, özleyenleri düşün :(
    Yine de hayallerin canlı, sen hep mutlu ol canım :)
    Sevgiler…

  6. İNCOŞ :) Says:

    DEĞİŞİM SANCILARI YAŞAMIŞ OLDUĞUN KUJUM…

    İNAN Kİ BİR SEN DEĞİLSİN..SEN CESURCA YAZIP PAYLAŞIYORSUN VE KENDİNE YENİ DEĞİŞİMLERİN TEMELİNİ KURUYORSUN PAYLAŞTIKÇA BİR YANDAN…SANCILI ARAYIŞLARIN SONU AYDINLIĞA VARIR İNAN…

    BEN ABLANIM YAŞADIM SAY… ;)

    DİYECEKSİN Kİ BİTTİMİ DEĞİŞİM SANCILARI…HAAAYIIIIR…! HALA VAR.! :)

    SOR Kİ NİYEH.? EEE… YENİ DEĞİŞİMLERE YÜREĞİMDE HALA KOCAMAN YERLER VAR… :)

    GEÇECEK KUJUCUĞUM GEÇECEK, HEP ŞEKER YENİLDİĞİNDE İNSANI ŞEKER TUTAR, ARA DA EKŞİ ACIYA BANMAKDA FAYDA VAR…

    SEVGİLERİMLE…İNCOŞ

    Değişim

    Bilmiyorum , ruhum böyle neden bitkin;
    Neden gülemiyorum eskisi gibi?
    Olmuyor bir türlü ,
    Bütün bilebildiğim bu!
    Oysa bir zamanlar ,
    Gezip tozar , ormanlarda vadilerde;
    Diğer insanlar gibi gamsız ve neşeli ,
    Şakalar yapar , eğlenirdim ben de.

    Bir şairin ateşi yanıyor içimde.
    Ne zaman bir şarkı söyleyecek olsam ,
    Kalbi kırık biri gibi;
    Ürperiyorum nedense.
    Gün boyu şarkılar söylerdim eskiden ,
    Aşk şarkıları , atalarımızın kahramanlık şarkıları ,
    Düşmezdi dilimden;
    Sıkıldım artık hepsinden!

    Eski şarkıları da söyleyemiyorum şimdi ,
    Sevmediğimden değil gerçi;
    Nasıl başlıyordu anımsamıyorum
    Hiçbiri.
    Çıkamıyorum dağlara artık ,
    Tepemde yaz güneşi kavururken.
    Dansetmeye gelince;ondan ,
    Hiç söz açmayın zaten!

    Çocukça neşelendiğim eğlenceler ,
    Nicedir ilgimi çekmez oldu.
    Oysa henüz , ben diyeyim altmış üç ,
    Siz deyin , altmış dört yaşındayım.
    Daha beteri , kaç zamandır ,
    Çocuklardan köşe bucak kaçıyorum;
    Hem kendim inleyip sızlanır ,
    Hem gürültü çekemez oldum.

    Kayınlar yeşerdiğinde , korkutuyorlar beni;
    Evin çevresine toplanıp ağaçlara tırmanıyorlar.
    Korkunç çemberlerini ,
    Bacaklarımın arasında çeviriyorlar sanki.
    Yakınmak boşuna biliyorum ,
    Onun yerine , ne mi yapıyorum;
    Ararot şurubu içip , uykuya yatıyorum!

    CHARLES STUART CALVERLEY

  7. Gülden Işık Says:

    hayat ,sen ne kadar ciddiye alırsan o kadar yaşanası olur…tecrübeyle sabit olunmuştur ;))

  8. Kusadasi real estate Says:

    İnanılmaz şık bir tasarım… Ayrıca hoş bir yazı :) Teşekkürler

Masala Ortak Ol

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar