
Düşüncelerim beynimin içinde yumak olmuş çözülmeyi umar halde yürüyorum, gidebildiği kadar uzak yerleri seçiyor adımlarım. Yağmur damlasının biriken suyun üzerinde dağıttığı halkalar gibi dağıtmak istiyorum şimdi neye dair düşünce varsa kafamda.
Gidebildiğim son noktaya ulaştığımda masmavi uçsuz bucaksız bir halı seriliyor önüme. Bana yardım etmek istercesine hafif hafif dokunuşlarıyla elimden tutuyor. İlk başta hissettiğim soğukluk beni biraz olsun kendime getirmeye yetiyor. İrkiliyorum sonra. Elimi sonu olmayan halıda gezdiriyorum. Şeffaflığında ve yumuşaklığında bir an bomboş oluyor kafamın içi. Az önce kovduğum onca düşünce, şimdi ben çaba göstermeden bırakmışlar bile beni. O an aşık oluyorum o maviliğe.
Hiç bırakmasın istiyorum beni. Gözümü alamıyorum, gökyüzüyle adına deniz dedikleri bu muhteşem gösterişli halının kesiştiği noktada kalıyor aklım. O çizgide olmayı hayal ediyorum belli bir süre. Gitsem çok uzak, kalsam aklım orda. Oysa kolumu uzattığımda o çizgiye ulaşacakmışım gibi net ve yakın görüyorum. Gitmek korkutmuyor beni. Aksine gitmem için daha çok teşvik ediyor.
Havanın soğukluğuna aldırmadan, çıktığımda nereye gideceğimi bilememenin sıkıntısı içimdeyken şimdi nasıl oldu da bu mavilik bu denli kararlı yaptı beni. Nasıl böylesi soğuk bir günde içine çekti beni, ardımı, gerisini düşünmeden nasıl dalabildim, ufak bir esintide kat kat giyinen ben, soğuk sulara. Bu kadar yanmış mı sahi içim? Gözyaşlarım, yanaklarımı bunca çok ıslattığı için mi suyu bu kadar çabuk sahiplendi göz pınarlarım.
Adı deniz mi şimdi bu huzur renkli sonsuzluğun?
Öyleymiş. Mutlulukmuş, bazen vazgeçiş bazen tükeniş, bazen hüzün, bazen tebessüm, bazen heyecan, bazen telaşmış. İçinde yaşam varmış. Adını sayamayacağımız kadar canlı yaşatırmış.
Şimdi ben bu suyun içindeyim. Yani onların yaşam alanlarında. Rahatsız ediyor muyum acaba. Deminden beri balıklar bana dokunup gidiyorlar, can yakmadan, usulca… Anladım ki onlar kendilerine zarar vermeyecek konukları ağırlamayı seviyorlar. Hatta acısı olana teselli, mutlu olana cesaret veriyorlar. Mavi huzuru önce onlar yaşıyorlar.
Deniz… Biliyorum ki senin de derdin var, acıların, gözyaşın. İçinde bunca yaşam varsa sen başlı başına bir hayatsın demek. Bir o kadar da huzur yuvası. Beni de alacak mısın içine? Sarıp sarmalayacak mısın, unutturacak mısın eskiye dair hüzün kırıklıklarımı. Gözyaşlarımı al demiyorum ama saklayabilirsin en azından. Beni güçlü gösterebilirsin senin dışındaki hayata. Sahip çıkabilirsin bana.
Ben sende güzellik buldum, hayat buldum. Adın gibi yüreklisin belli, görünüşün kadar heybetli. Aklımda sende şimdi, bedenimde. Sırılsıklam olan bedenim, sayende düşüncelerimle yıkandı, arındı. Ayrılık çok zor bu saatten sonra. Ben seni tanıdım ya…
Gülçin GÜLOĞLU
15.12.2007
“Biliyorum ki senin de derdin var, acıların, gözyaşın. İçinde bunca yaşam varsa sen başlı başına bir hayatsın demek”… şu cümleye var ya bittim… baştan sona hayranlıkla okudum. çok güzel yazmışsın be güzelim.
Ocak 8th, 2008 at 00:37öpüyorum canım…
15.Aralık 2007 tarihinde havalar çokça soğuk değildi ama, yine de kış ayının bir vaktiydi.
Ocak 8th, 2008 at 10:43Sonuçta sıcaklık belli seviyelerde,
insanın aklına karlı bir dağ başında kayak yapmak, o doyumsuz beyaz ve güzel manzarayı seyeretmek, çocuklarla kar topu oynamak, kardan adam yapmaktan başka şey gelmiyor.
Nasıl olmuş ta, böylesi bir günde, sonsuz maviliğini yazmak geldi içinden engin denizlerin?
Aslında,
biraz karışık kafam.
Bir insan ismi olabilir mesela bu Deniz.Yazı da ona itafen yazılmış olabilir.
Tüm bu düşünceler yanında,
yazıyı okurken aklıma gelen ilk şey,
çocuklarla oyun oynarken sıcacık odanda,
halının üzerine uzanmış olman ve gözlerini kapayarak, o an bir denizin serinliği içinde kendini hayal etmen oldu.
Güzel bir durum ama.
Soğuk bir mevsimde,sıcak coğrafyaları kaleme alabilmek beceri ister.
Güzel yazı.
Tebrikler.
matrakiye____
çok saol canım… bu şekilde övgüler aldıkça şımarıyorum daha çok yazasım geliyor.. çok teşekkür ederim canım yorumun için….
öpüyorum seni çok..
uzakdost _______
haklsınız bu mevsimde ne alaka ki konusu “kar”, “soğuk”, “yağmur” olacağı yerde deniz yazıyorum değil mi. ama tabi ki bir gerekçem var. bir üniversitenin dergisine yazdım bu yazıyı. konusu “deniz” olarak belirlenmişti. ve benden yazmamı rica ettiler. ben de severek yazdım böyle bir yazı çıktı ortaya. kış ile ilgili de çok yazım var. ve epey yayınladım o yüzden biraz ara vermiştim “soğuğu” anltan konulara. tekrar başlangıç yapacağım ama…
güzel yorumlarınız için teşekkür ederim. buraya gelmenizden büyük mutluluk duyuyorum…
Ocak 8th, 2008 at 14:38DENİZ, YER KÜRENİN TÜM POZİTİF VİTAMİNLERİNİ İÇİNDE YAŞATAN YAŞAM KAYNAĞI…
HER DUYGU TAŞIMINDA KOYNUNA KOŞTUĞUMUZ PSİKOLOĞOMUZ ŞİFAMIZ….
DENİZİMİZİN DE, İÇİNDE TAŞIDIĞI HERŞEYE RAĞMEN BAŞLI BAŞINA BİR YAŞANTISIYLA DİĞER YAŞAMLARA YAŞAM VE UMMANINDAN OLUMLU ŞİFALI DÜŞLERİNİ DAĞITMAYA PAYLAŞMAYA DEVAM EDİYOR KU JUM.!
DENİZ OLSUN DENİZE YAKIN DEĞİLSEM DE SU BENİM DE VAZGEÇİLMEZLERİMDEN….
HOŞ KAL İYİ OL SEN ÖNEMLİSİN BİRTANEM….
SEVGİLERİMLE… UMUT KUŞUN…
Ocak 9th, 2008 at 09:50Acıya baş göz ettiğim kaç düş(üş)üm daha kaldı
Gecenin karanlığına bağdaş kurdum
Uykusuzum, ve ağlamaklı
Yüreğim oluk oluk kanarken
Ağlamaktan başka şık bırakmadı hayat bana
Her gece karanlığa savurduğum sessiz çığlıklarım hiç bitmiyor
Susuyorum…
Ve (d)üşüyorum alabildiğine…!
Hep sevgiyle kal canım… Hep umutla… Aşkla… Ve şansla…
Ocak 9th, 2008 at 19:13uzakdost,kimdir bilmiyorum açıkcası hiç yazılarını da okumadım ama bir insan nasıl olur da benimle aynı şeyleri düşünebilir bilemiyorum,tıpkı onun hissettiklerini hissedip,düşündüm yazıyı okurken,şu an şaşkınlık içindeyim.
Ocak 9th, 2008 at 20:27Ama bu da senin başarın değil mi?Öyle güzel anlatmışsın ki denizi ben de sanki yanındaydım da o kumları avuçlayıp,kendimi bütünleştirdim denizle.
Ne diyim arkadaşım,allah vergisi bir yeteneğin ve güzel bir ruhun var ki doğayı ve duyguları bu kadar güzel özümseyip sözcükleri virtüöz gibi kullanıyorsun .Aaa evet evet buldum sen kelime virtüözüsün.
Öpüyorum.
dağıtmak gerekiyor bazen düşünceleri
üstümüze çöken ağır depresyonları bir çırpıda atmak gerekiyor ama zamanla olacak bir şey bu .kalıcı olmasında zamanında büyük önemi var.
bende çok severim denize karşı yürümeyi oralarda yeni şiirlerimi yazmayı bende böyle dağıtıyorum üzerimdeki bulutları.
mutlu haftalar arkadaşım
Ocak 11th, 2008 at 00:23GÜNAAAYDIIIN CAN CİĞERİM.!
SANA, PAZARTESİ HEDİYESİ BIRAKTIM SANA ŞANSINA, GÖZLERİM KAPALI SEÇTİM… ;))
SEVGİMLE KOCAMAN KUCAKLADIM SENİ… UMUT KUŞUN..
NİYAZ MAVİ
ADINA
Gece denize yanaştım
O, sulardan geliyordu
Duydum, ne iyi dedim…
Baktım,
O, bir gemide geçiyordu
Bağırdım;
Gel’siz, Gitme’siz.
Döndüm çakıllara sordum;
Siz kimdensiniz
Dediler durandan,
Bizi yakın edenden.
Denizi sorguya çektim…
Dedim;
Görüyor musun yaşadığımı
Yetinemedim.
Tuttum yakaladım kendimi
Getirdim gözlerinize serdim
Durdum, size soruyorum;
Yaşadığımı görüyor musunuz? !
Yaşadığımı görüyor musunuz?
ÖZDEMİR ASAF
Ocak 14th, 2008 at 07:07Bu nasıl bir blog
Ocak 14th, 2008 at 13:44Sevmedim.
Yazıyı da bu yüzden okuyamadım kusura bakmayın.
yasak sokak değil belki çıkmaz sokak yazsanız nikinize daha güzel olurdu sanırım.
Ocak 14th, 2008 at 15:04bence siz önce kendi çıkmaz sokağınızın önünü açıp çıkar sokak yapın.
sonra gelin bu blogu ziyaret edin.
ayrıca bu blogda en kılçıklı yorumları ben yazarım.
öyle bakmadan okumadan görmeden atıp tutmak ne kadar kolay.
ama hiç estetik durmuyor sevgili yasak sokak.
eger ayağın bir muz kabuğuna veya yağa veya sabuna dokunup ta bir daha bu siteye gelirseniz size kocaman sevgilerimizi gönderiyoruz.
onda boğulursun.
sevgilerimizle.
bence süper ya harika derken bazı terlerde olmazmış
Mart 6th, 2008 at 15:44