ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI…
Şimdiki aklım olsaydı baştan hayata karşı daha sert ve kararlı atardım adımlarımı. Bu kadar esnek olmayı seçmez kurallarımı baştan koyardım ortaya. Hayatı alacaklı verecekli gibi yaşamayı değil de iki yakın dost olarak yaşamak isterdim. Sınırları baştan belirleyen ben, daha sert olabilirdim belki ve göstermeyebilirdim bu denli cahil olduğumu dünyaya karşı.
Şimdiki aklım olsa, sahiplenmezdim benden başka birini ben gibi. Onun canını kendi canım saymaz, gerektiğinde kapıyı çekip çıktığında gözyaşlarına boğulmazdım. Eğer yabancı görseydim onu ya da benden bağımsız düşünebilseydim daha az acı çekerdim. Her an düşüncelerimin içine girmez, gittiğinde onun gidişini kendime kabul ettirme aşamasında yüreğim fazlaca kanamazdı.
Şimdiki aklım olsa, bencil olurdum biraz daha. Kendi kalbim acı çekerken bunu önemsemeyip başkasının acısına koşa koşa gitmezdim mesela. Önce kendi içimdeki yaranın kanamasına çare olurdum. Başkasının gözyaşını değil kendi gözyaşımı kuruturdum ilkin. Sadece birinin gülmesi gerekiyorsa etrafıma bakmaksızın ilk olarak ben çıkardım sahneye.
Şimdiki aklım olsa, küçükken daha çok oyun oynardım. Annem geç oldu eve gel diye seslense bile daha çok kaçamak yapardım. O zamanki arkadaşlarımla daha çok kavga etseydim şimdi daha dik durmayı bilirdim en azından. Çocuk aklımı hep olgun bir edayla değil de haylazlığa kullanırdım. Arada bir yaptığım haylazlıklar şimdi geriye baktığımda beni çok etkilememiş. Yeni fark ettim.
Şimdiki aklım olsaydı bana verilenle yetinir fazlasını arama derdine düşmezdim. Böylece daha az incinirdim belki. Elimdekinin her zaman az olmasını kolayca kabullenir, fazlasını arayarak zaman kaybetmedim. Daha az cesaretsiz olup, elimi taşın altına sokmam gerektiğinde daha uzun bir zaman düşünürdüm.
Daha çok denize girip, dostlarımla daha fazla zaman geçirmek, daha sakin olarak anın tadını yaşamayı isterdim. Şimdiki aklım olsaydı eğer…
gecikmeli bir soba yazısı bugünkü yazı konum…
Ahh ahh dedim yazını okuyunca ;
Bende şimdiki aklımla, yeniden 20 li yaşlara dönebilseydim..
Çünkü, bugünkü aklımla dönmesem biliyorum ki, o günkü akılla gider yine aynı hataları aynen yapar ve bügünü yine yaşıyor olurdum bu kesin valla..:)
Gönlünce güzellikler seninle olsun canısı..
Ve aklınla bin yaşa inşallah..
Çok sevgimle..
Aralık 10th, 2007 at 02:08daha az bezelye, daha çok dondurma yerdim….
yağmurda daha çok ıslanırdım…
…………
böyle bir şiir vardı hiç okudunmu bilmiyorum…
şimdiki aklım olsaydı pek çok şeyi yapmaz pek çok yapmadıklarımı yapardım ama şimdiki aklımiçin sadece tecrüberimi verdim galiba:)?
sevgilerimle
Aralık 10th, 2007 at 15:10çok güzeldi.. ne güzel anlatmışsın.. keşke daha çok oyun oynayıp , çocukluğunu doyasıya oynasaydın.. teşekkür ederim canım bu içten cevabın için…
Benim yazımla ilişkili olan yazını okurken , bende yazacağım bu konuyu demiştim. resim de vardı ama bi türlü kendimi hazırlamdım. Sanki ne hazırlığı yapacaksam..
sevgiyle kal canım..
Aralık 10th, 2007 at 23:35Şimdiki aklımızla dönüversek ve düzeltsek yanlışları…
Beğenir miydik acaba şimdiki halimizi?
Şimdiki aklımızı bu kadar çok sever miydik
Ama yine de içimizde ukte kalan şeyler için şöyle gidip de geliversek eskilere
Güzel bir sobe yazısı olmuş…Sevgiler kujucum..
Aralık 11th, 2007 at 00:16hayat öğretiyor bunları,öğrendiğimizde de hep geç oluyor değilmi…başkalarının mutluluğu için kendimizden okadar çok şey veriyoruz ki,sonrada bir parça hüzün daha çöküyor yüzümüze..Bencillikse bencillik olsun adı..ama önce kendim demeliyiz..(diyene bak;))
Aralık 11th, 2007 at 01:27Günaydın kujum.!
Şimdi ki aklım olsaydı….Bunu dünün şimdilerinde, hüzün dalgalının esarerinde söylemişsin…
Geçmiş zamanlar, şimdi ki akılları biliyorsun hiçe sayar ve duymaz…
Şimdinin akıllarını, bugünlerde nasıl kullanmalı demek daha sağlıklı….
Acı keder, hüzün, yılgı, karanlığı hatırlatan ve işleyen ve varsa, üzerlerine ışıkla yürümek gerekli.!
Sessizlik, cenazenin bir şekli…
Ses, yaşam’ın herşeye rağmen ellerin çengel gibi yaşamın boynuna geçirilmesi…
Sesle titreşimler oluşur…titireşimler oldukça, sessizliğin ayakları kayar….
Şimdi ki akıl, şimdinin kalıbına uyar gülçinim….
Ve ben, biliyorum ki, bir rüzgardı esti geçti diyeceksin, ve, şimdi ki o güzel aklını şimdi ki aklım bankasına yatıracaksın.!
Her ne kadar üzülsünde, kendini kötü hissetsende, sen kujusun,! bunların da üstesinden geleceksin.!
şimdi ki aklı, geçmiş zamanlarda eskitmeden.!
Şimdi ki aklını şimdi de kullanacaksın.!
Yaşanan iyi kötü ne varsa, bir sebebi var, belki de geçmiş zamanlarda yarım bırakılan eylemlerimizin bedeller tamamlanmak adına, yeniden, yeniden önlerimize sunulan…..
Şimdiler de, karanlık bir perde çekilmekte üzerlerimize, ışık ses dalgalarımızla, en yüksek volumlerle yırtmak, şimdi ki akıllarımızın, ses kılıçlarımızın biricik hamleleri olmalı.!
Eyvahlar, keşkeler, ah şimdi ki aklım olsaydı ları geleceğe taşımak istemiyorsak…ki, kujumun bana hissettirdikleri, bir anlık negatif bulutunun üzerinden geçerken duyumsadığı anlık nöbet…
Biliyorum, yeni günde, benim kujum, yaşamın her gelişatına karşı diklenecek.!
Çünki kujumun yüreği, kocaaamaaaan.!
Sen güzel bir çocuksun, yaşamsın, yaşam dayanıklıdır…dayan kujum dayan.!
Sevgimle…incoş ablan
Sana söylerken, kendime de pay çıkardım çaktırmadan…
EEE….incoş da insan, bende iniş ve çıkışlar yaşıyorum bazen, ve senden ve dost aşklarımızın düşüncelerinden beslendiğim çok oluyor…
Aralık 11th, 2007 at 06:47çok da geç değil bence
Aralık 11th, 2007 at 13:51farkında olmak bile güzel
Baştan kuralı kendin koymak,düzeni kendi bildiğince,kendi arzunca kurmak,yönlendirmek güzeldir.
İnsanları yönetebilmenin en önemli şartıdır bu.
Katı,disiplinli olmak huzur getirir hayatına,stresin az olur,çok meşakkat çekmezsin.
Belki bu sayede, hayata karşı daha bilgili,daha kültürlü,daha gösterişli bir pozisyon kazanabilirsin.
Ama,
unutmamak,daima hatırlamak gereken bir olgu daha var.
Sevgi….
Sihirli değnek bu işte…Sevgi…
Sevgi olmadan hiç bir şey olmuyor, kurallar, kaideler, disiplinler fayda sağlamıyor.
Mimikleriniz,jestleriniz,konuşmanız sert olabilir de,
gözlerinize bakınca insanlar,orada gerçek kimliğinizi,sevgi dolu yüreğinizi görebilmeliler…
Hayatın bu zorluklarla dolu yollarında,ister istemez duşüyorsunuz,kalkıyorsunuz,üşüyorsunuz,yaralanıyorsunuz.
Bazen bir dost tutuyor elinizden,bazen kendi yaranızı kendiniz sarıyorsunuz.
Hani,düştüğünüzde diziniz kanar ya,sonra da sarıp sarmalar tedavi edersiniz ya, işte bu olayı yürek yaralarınızda yapamıyorsunuz.Pratisyence olmuyor onun tedavisi,ihtisas sahibi olmak gerekiyor.
Bir de bu düşüşlerin kalkışı zor oluyor…Bir dostun omuzuna tutunamıyorsunuz,bir arkadaş merhem olamıyor yürek yaranıza.
Ne zaman,nerede,nasıl seveceğinizi,
terkedince neler yaşayacağınızı bilemiyorsunuz.
Yani şimdiki aklınız olsa dahi,düşmeyeceğiniz,bir zalime sevdalanmayacağınız diye bir garanti yok.
Gönül bu…Laf dinler mi?
Demek bencil olurdun ha?
Ben diyorum ki,başkalarına merhem olmak,çare olmak,en azından olmaya çalışmak kolay da,
kendi yürek yarana çare bulmak zor.Çabalar hep beyhudedir bu konuda…
O sorumsuz,neşeli,vurdumduymaz,çocuk günleri doyasıya yaşamak konusunda hak veriyorum sana.
Bari bizler yapamadık,bırakalım çocuklarımız gerçekleştirsin yarım kalan hayallerimizi.Doyasıya yaşasınlar çocuklukluklarını.(Gerçi bu şartlarda zor biraz ya…)
Yine yüz sen yazları.
Yine mutlu ol.
Gerekmedikçe de taşın altına sokma elini.
Gerektiğinde de bundan korkma.
En iyisi,
Aralık 11th, 2007 at 14:34sen şimdiki gibi ol.
Biz bu halini çok sevdik zira…
selam,
naber?
özledim.
sevgilerimle
Aralık 11th, 2007 at 16:03ah kuzucum, hangimiz demiyoruz ki,şimdiki aklım olsaydı diye. Ama ne yapalım geçti artık. Kendi tecrübelerinden faydalanmak dünyanın en pahalı şeyi bence. Öptüm seni
Aralık 11th, 2007 at 16:05”şimdiki aklım olsaydı…..” hayat için de aslında ne kadar çok sık kullanıyoruz bu kelimeyi…insanın aklı sonradanmı başına geliyor yoksa yaşadıkça ders aldıkçamı kıymetini anlıyoruz birşeylerin…
Aralık 12th, 2007 at 12:12ben eğer bu cümleyi kuracak olursam mutlaka devamı şöyle gelirdi ” hep ama hep çocuk kalmayı yeğlerdim…” tabii bu inkansız ama ne varsa çocuklukta varmış..
öptüm şekeyiiimmm:)))
canım mutlu ve huzurlu bir gün diliyorum selametle kall
Aralık 13th, 2007 at 13:12kujuuuuuuuuuuu,
ben sevdim bu yazıyı..
düşündüm de şimdiki aklım olsaydı neler değişirdi hayatımda diye..
sanırım senin yazdıklarına benzer şeyler olurdu..çocuklukla ilgili olan hariç.
çünkü çocukluğumu inan dibine kadar yaşadım..
annem gel artık eve dedi ama ben gitmedim:-D
ama şimdiki aklım olsaydı,çok daha farklı yaşardım enerji dolu yıllarımı,o kesin:-)))
öptüm
Aralık 14th, 2007 at 18:16sağlıcakla..
sana ödev
Aralık 15th, 2007 at 12:19bir de Borges şiiri oku bakalım