bir deniz yıldızı masalı

Düş Kurdum… Gitmen Gerek…

Yazan denizyildizi at 1:56 am

Hani günlük hayatta çoğumuz sevgiden bahsederiz. “Seni seviyorum”. Bu iki kelimeyi; eşimize, çocuğumuza, dostumuza veya bakımını özenle sürdürdüğümüz çiçeğimize dahi sürekli tekrarlarız. . Peki bunu hiç sorguladık mı? “seni seviyorum” demenin yalnızca sözlerden ibaret olmadığını kavradık mı?

Nedir sevgi? Ağızdan çıkan iki kelime mi yoksa söylemeden sevgiyi sevdiğine yaşatmak mı? Hesapsız, kitapsız, çıkarsız, karşılıksız.

Bugünlerde gerek internette olsun gerekse tv.lerde bir Japon klip oynuyor. Mutlaka görmüş ya da duymuşsunuzdur. Hikayesi fazlasıyla duygusal. Ve işte sevgi bu dedirten bir hikaye işleniyor klipte. Adı “görmez olsun”. Kısaca anlatmam gerekirse; çok mutlu iki sevgili baş  kahramanlar. Çok güzel giden bir ilişki söz konusu. Her şey yolundayken bir gün işyerinde kız yukardan bir şeye uzanırken gözüne şişe içinde bir şey dökülüyor ve kör oluyor. Hastaneye kaldırılıyor, bunu duyan erkek arkadaşı bir telaş hastaneye gidiyor. Ve çevresinin tüm itirazlarına karşılık gözlerini sevgilisine verme kararı alıyor. Kızın haberi yok. Ameliyat masasında gözyaşları içinde kızın elini sıkı sıkı tutarak gözlerini sevgilisine veriyor ve ortadan kayboluyor. Kız ameliyattan sonra gözlerine kavuşuyor ancak erkek arkadaşından haber yok. Onu terk ettiğini sanıyor derken bir gün sahilde çocuğun elinde kızın fotoğrafı yanında köpeği ile otururken kız görüyor ve hemen yanına gidiyor. Bir bakıyor elinde kendi resmi ve sevgilisi kör. O an ne yapacağını bilemeden gözyaşlarına hakim olamıyor.

Şimdi bu sevgi tanımı değil de nedir. Kuru kuru söylenen sevgi sözlerimi yoksa gerektiği zaman sevgisini ortaya koyabilmek mi kaçmadan, alenen ve düşünmeden yaşanan değil midir sevgi.

Ben insani değerlere önem veren biriyim. Karşımdaki insanda sevgiden önce saygı isterim ve beklerim. İncindiğim bir anda asla sevgimin ardına sığınmam. Ne kadar sevsem de, karşı tarafın sevgimi harcamasına izin vermem. Bile bile, kırılacağımı bildiği halde sergilediği ve hoş karşılamadığım bir davranışı affedemem ne pahasına olursa olsun. Bunu her ne kadar geç öğrensem de sonuç itibariyle uygulamaya başladım.

Sevgi emek ister, özveri ister, hissetmeyi ister. İlgi ve heyecan bekler. Eksik atılan temelde son katlara gelirken nasıl ki oynamalar söz konusu olursa ilişkilerde de çatlaklar oluşur ve bireyler birbirini incitir. Bazen sessizce veda etmek en doğrusudur. Kelimeler anlatamaz ne kadar konuşulsa da içteki sancıyı. Bu yüzden sus ve git demiş şair. Gideceksen sessizce git kelimeleri ardında bırakma, yanına al da git. En güzel olanı. En sert yanıt sessizce gitmek eğer ardındaki anlarsa…Ne ala…

Şimdi,  hesap yapmadan sevmeyi bilenleri ağırlayacağım kalp koltuğumda. Baş köşeye oturtup onu,  öyle banacağım ekmeğimi soframdaki çorbama. Sıcak bir çay içeceğiz sonra karşılıklı, onunla. Zamana bırakacağım kırıklıklarımı. Ayağıma batmaması için kenara süpürdüm dün gece ne var ne yoksa. Her şey bende gizli bir eski sandalye üstünde, ıhlamur kokusunda, İzmir akşamında…
 

gülçin güloğlu

  • Etiketler

  • Meta

  • Sponsorlar