
Yaşadığım sıradan bir eylül günü değil. Eğer bu günde yaşıyorsam vardır bir sebebi. Mutlaka bir şeyleri yoluna koymak için yeni bir günde nefes alma sebebim var, yoksa bile ben yaratmalıyım. Tembellik yok, dişini tırnağına takma var. Düşünceleri boğdum dün rüyamda. Onlardan haber yok. Yerine neleri ekerim belli olmaz ama zamanında ektiklerim beni hayal kırıklıklarına uğrattılar.
Yaşamla bu yaşıma rağmen çok kavgam olmuştur. Bir yanım hep yaşamı seçerken bir yanım ona hep kırgın ve küskündür. Ben kaçtıkça o üzerime gelir ben onun üzerine gittikçe o kaçar. Kovalamaca oynarız bazen, sonra sıkılır bir ağaç arkasına saklanır körebe oynamaya davet ederiz birbirimizi. Bu aynı zamanda bir dinlenme molasıdır da. Belki bir sorgulayış. Birbirimizi kenara çekip, alıp vermektense ayrı ayrı tartarız kaybettiklerimizi. Hangi tarafın ağır geldiğiyle ilgili bir ipucu vermeyiz kimseye. Yaşamla aramızdaki sırdır o bizim.
Hayatla kavgamızın nedeni bellidir çoğu zaman. Ben ayağımı basacak sağlam bir taş ararken o hep yere düzgünce bırakılmamış oynayan çakıl taşlarını getirir dibime. Ben kenara ittikçe o yenisini çıkarır önüme. Benim oyunbozanlık ettiğim olur ama yine de hırsımdan bir pay bile vermem hayata. Benim olan benimdir, mücadele bile olsa.
Velhasıl kiminin ekmek davası, kiminin sevda yarası, kiminin evlat acısı işler içine. Kimi güler bitecek der, kimi ağlar beni buldu der, kimi ağlarken belli etmez etrafa hep güler. Yenir bir gün doğar, kışın yağmurla yazın güneşle. Hastalar iyileşir, bebekler doğar, ağaçlar çiçek açar, gün olur kervan döner.
Her şeye rağmen eski değil, eskimeyen dostumdur hayat. Bazen kaçtığım olsa da eninde sonunda onun bana sunduklarına ihtiyacım olur hep, koşarım yine kollarına. Yüzünü çevirmez bana, ben unutmam onun bana yaptıklarını, o çabuk unutur benim ona kırgınlıklarımı. Öylesine dosttur işte hayat bana.
Gülçin GÜLOĞLU
Son Yorumlar