
Yaprak dökümü nihayet yeniden…
Bu diziyi izlerken kendimi bambaşka bir dünyada hissediyorum. Zaman içinde sırayla tüm kahramanlarda biraz kendimi buluyorum en kincisinden en şefkatlisine kadar. Bu tür yapımları gerçek anlamda özlemişiz çerez niyetine yiyoruz fakat doymuyoruz. İstiyoruz ki bittiğinde ara vermeden devam etsin. Sonra buna benzer başka dizileri arıyor gözümüz.
Televizyon dünyasında bir kirliliktir gidiyor. İnsanlar kendini internetin genişliğine vermişler. Ancak tv. bizim için eski bir gelenektir ne yenilik olursa olsun yine de vazgeçemiyoruz. Hatta kültür bile diyebilirim benim bebekliğime gidersek. Yine de görsellik arıyor. Arada bu tür kaliteli yapımların çıkması gerçekten iç açıcı.
Edebiyatımıza olan katkısı da asla yadsınamaz. Mesela bu dizi sayesinde “yaprak dökümü” adlı kitap piyasada az bulunur oldu. İnsanlar merak edip alıyorlar, bir çırpıda okuyorlar. Sonra kitap okumak ne güzelmiş deyip okumaya devam ediyorlar. Bundan güzel mutluluk olabilir mi… Hizmetse işte hizmetin en büyüğü, en kalitelisi. Bu nedenle dizinin yapımcılarını kutlamak ve ayakta alkışlamak gerek. Özellikle oyuncu tercihleri çok başarılı. Her biri tiyatro sanatçısı. Onlar da sanki oynamıyor yaşıyorlar. Her bir gözyaşı gerçek, her bir gülümseme içten.
Yaşamın içinde olup biten her şey var genel olarak dizilerde. Elimizin altında gördüklerimiz, asla gitmez dediklerimiz, bize ihanet etmez dediklerimiz en yakınlarımıza aslında güvenmemek gerekmiş. Onlardan başka sığınacak limanımız olmadığının bilinciyle yaşayıp, bir yandan da yine de yalnız olduğumuzu bilmek en doğrusu ileriyi düşündüğümüzde. Güçlüysek başarmak gerektiğini öğrendiğimiz ve uygulamaya koyduğumuz an başlıyor aslında bizim ayaktayım ve işte buradayım maceramız.
Son Yorumlar