
Bir hediye hangi şartlarda iade edilir.
Hediye almayı ya da vermeyi kim sevmez ki. O bambaşka bir mutluluktur. Özellikle de sevdiğin birindense almak çok daha zevklidir. Heyecan içinde paketi açmak ya da paketsiz bir şeyi arkasında saklayıp birden sevdiğin kişinin eline tutuşturmak duyguların kağıda dökülmesinde çaresizdir.
Hal böyleyken sevdiğin biri sana hediye alıyor. Üstelik anlamı ikinizde özel çok güzel bir hediye. Siz görüp beğeniyorsunuz, yola devam ederken kendi kendinize mırıldanırken bakınıyorsunuz yanınızdaki kişi bir ara gözden kayboluyor. Kalabalık içinde diğerlerinden ayırt etmek için ayak ucunuza basarak kafanızı sağa sola çevirirken birden arkanızda belinize dokunan bir çift el. “Bu senin için canım. Bak bakalım beğenecek misin diyen”. İşte yine kelimelerin yetersiz kaldığı başka güzel bir an. Diliniz teşekkür eder, gözleriniz onun gözlerine kilitlenir, susar, sarılır, öper, öper, öper…
Bu durumlarda hediye almak böyle bir şey de ya alınan hediye sadece amaç için alındıysa? Adı alınmış olsun diyeyse ya? Bir eliniz alır diğer eliniz iade eder işte o zaman. Kalp parçalanır. Alsan ne olur almasan ne olur? Alsan sende eğreti durur almasan belki kabalık olur. Bu durumda karşı tarafı düşünmüş olursun ki bunun adına ödün vermek denir. Kişiyi her zaman yıpratır.
Kibarca teşekkür edip, aldığın bu güzel hediyeyi kabul ederek eskilerin arasına güzel bir yer bulup yerleştirmeyi inan ki çok isterdim. Onu özenle saklamayı, bir hatıraya sahip çıkmayı. Ancak ben bunu kendin için, içinden gelerek, söz verdiğin için değil layık olduğum için aldıysan eğer kabul edebilirim. Hazır paketini ise hiç bozmadan eminim benim yerime onu hak edecek başka kişiler mutlaka vardır çevrende. Bu paketi o kişiye vererek hediye alma ve verme zevkini tam anlamıyla yaşama şansı veriyorum sana, demek mantıklı olanı.
Gönül almak ister. Mantık engel olur. Bir olay burada son bulur. Daha iyisi, hak edeni, seni seveni her zaman bulunur. Mutluluk, başarı zirvede seninle olur. Hedefler konur, yola koyulunur. Ardımda hiçbir söz, dua, beklenti bırakmıyorum. Gidiyorum. Hayata artık nötr başlıyorum.
yürekten verilmemiş ve almış olmak için alınmışsa o hediye değildir zaten..bir anlamı da yoktur…böyle bi durumda kendinden ödün vermeden geri iade etmek en mantıklısıdır bencede…aşk gururu sever…her ne kadar bizler bunu beceremesekte gurur olursa ne yazık ki bi değerin oluyor…ben aşkta gururu sevmem ama incinmişlikler kat be kat artmaya devam ediyorsa değil bir hediye bin hediye serilse önümüze arkamıza bakmadan yola devam etmek lazım…
kalp kırmak ne kadar kolay; ya onun telafisi..işte o hiç kolay değil…
bu arada canım yazınla hiç alakası yok ama sanırım ben de istemeden bi yanlışlık yüzünden seni kırdım…umarım ben bunu telafi edebilirim..sen benim en yakın en iyi dostumsun…hep de öyle kalacaksın canım..öpüyorum seni…
Ağustos 9th, 2007 at 11:28selamm
Ağustos 9th, 2007 at 22:13Hediyeler güzeldir. Dualarbaşkalarına verdiğimiz değerli bir hediyedir aslında.
Ağustos 10th, 2007 at 11:18Kandiliniz kutlu olsun
Sevda avucuma düşen bir bukle gül
En Kırmızısından….
Aşkı keşfettiğim İstanbul gözlüm ,son düşüm ,
Zeytin çekirdeğinin siyahımsı hasreti….
Sanma bu özlem orada bitti.
Ne zaman deniz görsem saldırır yokluğun
ne zaman ıslansam asi olur simit çay bana…
Sanma ki biten özlem karıştı uzaklara….
Arzum Günay-Elazığ
Ağustos 11th, 2007 at 08:21tüm yazılarınızı okudum ve çok beğendim
Ağustos 14th, 2007 at 08:45herşey istediğiniz gibi olsun