
u-yu-ya-mı-yo-rummmm…
sebep?
Diş doktoru kabusu…
Saat: 03.47
Her şey bu akşama kadar gayet iyiydi aslında. Yani en azından ben durumu tüm gerçeklere rağmen güzel göstermeye çalışıyordum, kendimi avutuyordum. Ta ki kendisini sevdiğim mesleğiyle ise hiç hoşlaşamadığım diş doktoru kuzenim bize gelip, dişlerime bakana kadar. Çok uzun zamandır farkında olduğum ancak sürekli ertelemekten çekinmediğim dişimdeki oyuğun nedenini resmederek anlatınca yarın için ilk işim dişçiden randevu almak oldu. Doktora gözükene kadar bana uyku yok sanırım. İçim içimi yiyor.
Ne olacak benim bu dişim. Durun ben size de anlatayım da anlayış neden telaş yaptığımı. Öncelikle dolgulu dişim içten çürüme yapmış. Bu da üstteki dolgunun çökmesine neden olmuş aynı zamanda dolgum kırılmış. Malzemeler yanında olmadığı için kuzenim çok anlayamadı ama eğer bu oyuk sinirlere dayandıysa birkaç seans halinde kanal tedavisi gerekiyormuş yok eğer henüz sinirlere ulaşmadıysa eski dolgu çıkarılacakmış sinirlerin o taraf temizlenip yeni bir dolgu yapılacakmış.
İlk sorduğum soru iğne yapılacak mı? Can yakan cevap: EVET. İşte ona hiç dayanamıyorum. Ama hani derler ya güzellik için ne çekiyor kadınlar. Sağlık için de öyle. Mutlaka gitmem gerekiyor kaçış yok. Bir de sabahları diş kokusu yapıyor ki dişlerimi fırçalamadan bana rahat yok. Ki en önem verdiğim şeydir koku. Güzel kokmanın benim için başka bir değeri vardır. Güzel kokmak benim için temizliği ifade eder.
İşte olay bu. Doktorlardan kaçar oldum. Sevimli olanları mutlaka vardır ama konu sağlık olunca hele bir de iğne varsa kaçıyorum onlardan. Bağışlayın beni. Biliyorum tüm bunlar bizim sağlığımız için ama duygusal davranmadan edemiyorum. Çünkü çok korkuyorum.
merhaba tatlım:)
Biliyor musun ben de dişhekimiyim:)
Kuzenin haklı,hatta istersen önce bir panarımik röntgen çektir:)
**
yok yok inan korkulacak bir şey yok!
Hem biz iğneleri siz acı duymayasınız diye yapıyoruz:)
üstelik öncesin de de ilaç sıkıp o bölgeyi uyuşturuyoruz..
ayrıca başkalarından 1-0 öndesin..
çünkü diş hekiminin tanıdığın biri,nazını kaprsini çeker,ayrıca da tanıdığın birinin ellerinde olmak seni rahatlatır..
yine de umarım kanallık değildir,gece ağrısı falan olmadıysa muhtemelen de değildir.Ucuz atlatırsın:)
sevgiler sana
Temmuz 17th, 2007 at 14:12geçmiş olsun
g.g.g.g.
az da ola rahatldım mcathena çok tesekkür ederim bilgilerin için. gece yada gündüz ağrı yok ama beni yine de rahasız ediyor. hayatım boyunca kürdan kullanmayan ben şimdi çantamda kürdan taşır oldum. gelişmeleri aktarırım burdan… hatta yardmlarına bile ihtiyacım olabilir ))))
biz hastalar da herseyi çok abartıyoruz değil mi? hep kapris. gözümüz korkutuyoruz aslında. biz biliyoruz sizin ne kadar iyi niyetli oldğunuzu. ama iğne vurmayın sizdee (((((( korkuyoss napalım… canımız acıyoo …)))))))))
Temmuz 17th, 2007 at 14:34merhaba …bende geldimm..iyiki de gelmişim blogunu çok samimi buldum,sımsıcacık,akıcı bir dille anlatmışsın …sobelendiğiniz yazıyı da okudum ortak noktalarımız tahmin edemeyeceğinden bile çok fazla:)..hatta şu dişci konusu da…
Temmuz 18th, 2007 at 05:46sık sık görüşmek dileğiyle,kucak dolusu öpücüklerimi ve sevgilerimi bıraktım gidiyorum,bitmeden tekrar gelirim…fulda
merhaba güzel insan…
Temmuz 18th, 2007 at 16:24Önceden doktorlara sempatim olurdu…Onların eline düşünce kimisi için zorlandığım gerçek…Şifaya vesile oldukları için vaz geçilmezler de…Umarım uyku sorunu çözülmüştür.sevgiler…
KUJUUUM BEENİİİM.!
YETER Kİ SEN KORMA DİYE GELİR ELİNDEN TUTARIM CANSIN.!
AAA… DEDİRTİYORLAR …. DİŞÇİ DİŞİNLE GÖZGÖZE BAKIŞIYORLAR…SONRAAA THE END.!
BİİİTİİİİ.! ;)))
KUJUM, İTİRAF EDİYORUM BENİMDE İÇİM KALMIYOR DEĞİL….
DİŞCİYE GİTTİĞİMDE, DİŞÇİNİN ELİ BENİM AĞZIMDA, BENİM ELİM ONUN ELİNDEEE….
-LÜTFEN İNCİ HANIM…ELİMİ BIRAKINI
Temmuz 18th, 2007 at 19:50Her hasenenin sevabi baska vakitte on ise, Receb-i Serifte yuzden gecer, Saban-i Muazzamada uc yuzden ziyade ve Ramazan-i Mubarekte bine cikar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine cikar.” (Sualar, 416)
Kandiliniz Hayırlara vesile olur inşallah
Temmuz 20th, 2007 at 00:55Merhaba. Nedense daha önce yorum yazmak için girememiştim. Neyse iyi oldu. Öncelikle geçmiş olsun. Diş gerçekten büyük bir sorun ve maalesef aynı dertten ben de müzdaripim. Aynı nedenlerle hep erteliyorum. Ama sen daha çok gençsin ve mutlaka baştan önlemini almalısın. Hadi kolay gelsin. Güzel bir hafta sonu dileğiyle, sevgiyle kal.
Temmuz 20th, 2007 at 23:01Selam sonunda yorum yazmanin yolunu ve vaktini buldum.
Temmuz 21st, 2007 at 21:05Geri dondugnu bilmiyordum, guzel bir surpriz oldu…
Guzel dileklerin icni de tesekkur ederim, sagolasin.
Disciden ben de nefret ederim ve dislerim de o kadar dikat etmeme ragmen cok zayiftir. O yuzden disciye ozellikle kucukken cok SIK gitmem gerekti.
Sanirim rahatsizligim biraz da bundan kaynaklaniyor.
Ama simdi cok daha iyiyim, koltuga oturur oturmaz nefesim hizlanmaya, kalbim hizli hizli atmaya baslamiyor. Cunku discim cok iyi ve sabirli.
Ozel disci olmasinin da etkisi vardir sanirim bunda ama yine de cok iyi bir dis hekimi kendisi, onun sayesinde 6 aylik kontrollere bile itiraz etmeden gidiyorum.
Bana soyledigi cok basit ama cok mantikli bir sey vardi, eger sen sadece disinde sorun oldugu zaman gelirsen, sorunun onune gecemeyiz, sadece tedavi etmek zorunda kaliriz. Ama eger zamaninda kontrollerine gelirsen curuk ya da baska sorun olusmadan onune gecebiliriz.
Bu kadar basit gercekten de…
Cesaretli ol, hayata bu kadar guclu bakan bir insanin disciden korkacagini sanmiyorum zaten;)
Uzaklardan sevgimle…
koltuğa oturunca bütün korkular geçiyor…
Temmuz 22nd, 2007 at 19:47gerçekten…takma…geçmiş olsun.