30 Haziran 2009

aŞk kOnuŞuyOR !!!

Rainbow_of_Love_by_darkmello

Her adımımda, nefesimde, sesimde, tebessümlerimde bir başka yürek çıkıyor çıkmaz sokaklarımda karşıma. O yüreğin sahibi buluyorum kendimi, bir başka görünüyor gözüme gördüklerim. Saklambaç oynuyorum sonra göremediklerimle.

Aşkın tarifi çıkıyor okuduğum tüm satır aralarında. Tek tek kelimelerden cümleler ve paragraflar çıkartıyorum hayatımda bana yön verecek olan. İçim içime sığmıyor, dilim dönmüyor, ayaklarım birbirini takip edemiyor.

Öyle bir an geliyor ki; gökyüzünde buluyorum kendimi. İnsanlara havadan bakıyorum, tek tek sevgi dağıtıyorum uzaklardan. Dünya bizi takip edercesine dönüyor. Saatler bizimle bir ilerleyip bize göre duruyor. İşte şimdi aşk konuşuyor…

11 Haziran 2009

Bir Haziran Gecesi

is_this_love

Bulutlardaki hüzün dağılır, yağmur yerini güneşe emanet eder, kuşlar kanatlarının içinde sakladıkları sıcaklığı geri getirir. Umut doğar sabaha, huzur kaplar geceyi, gülümsetir bir mavi gökyüzü içimizdeki duyguları.

Bir sabah uyanır bakarsın ki; dünya istediğin gibi olmuş. Zaman senin aleyhine ilerliyor, çevredekiler belli belirsiz eğleniyor, hayat belki de çok geriden geliyor ama dünya senin etrafında dönüyor.

Aşkın en güzel saati. Nefes almanın insanı boğmadığı, yaşamın insanı bıktırmadığı, çalışmanın en verimli olduğu en güzel vakitlerdeyim. Yalnız değilim, yalnızlığım benimle değil.

Bir bulutun ardına gizlenen yağmurum, şimdi yalnızca benim içyol, in yağıyor. İki kişi ıslanıyoruz sonra ve çoğalıyoruz yaşlandıkça. Elim kalbimde, kalbim bir başkasında emanette.

Yürüyoruz, yol aynı yol, duygu aynı duygu,  yanımdaki başka biri ya da tamamen benden biri. Bazen ellerinde kayboluyorum bazen içimiz içimize dar geliyor bazen tek bedende iki kalp taşıyoruz.

Hayallerimiz renkli balon misali. Her gün bir başka rengini bırakıyoruz gökyüzüne. Gökkuşağı oluyor biriktikçe. Gören bir daha bakıyor başka türlü yaklaşıyor aşka. Bizden başka mutluluklar çoğaltıyoruz.

Aşkın adını koyuyoruz bir haziran gecesi. Emekliyoruz, yürüyoruz, koşuyoruz, yavaşlıyoruz, topallıyoruz ve sonra yaşlanıyoruz. Bir ömür “EVET” demek için ilk adımı atıyoruz.

Gülçin Güloğlu

04 Haziran 2009

Düşlerdeki Yok Oluş

icimdeki_bosluk

Yüzümdeki boşluklarda karşıma çıkıyorsun bir vakit
Ne zaman ağlasam, gözyaşım değse yanağıma ürperiyorum
Neredeysen oradan çıkıp beni buluyorsun ve bana acı veriyorsun
Ne zaman kaçmaya kalksam tutuyorsun kollarımdan bırakmıyorsun

Bazen uykum oluyorsun, bazen uykusuzluğum…
Bazen yarı uyanık hallerim bazense en haylaz düşlerim…
Düşüşlerim bazen, diz kanamalarım, kalp ağrılarım
Ve yaşama tutunma sebebim…

Gittiğinde karşına çıkan ilk sapaktan geri dönüşlerin hani bilirsin…
Geriye dönüşlerindeki göz süzüşlerin, arsız sözlerin
Özlenmiyor mu sanıyorsun, yakınındaki uzaklığı bilmez mi insan
Her an dokunabilecekken, dokunsan kaçacak kadar narin.

Karşımdaki hayalsin, gözlerimi sana emanet edip yumduğumda
Nefesimdeki hissiz sevmelerimsin, yine de sensiz yapamayan
Uzaklığımsın dağlarda erişilmesi imkansız buz tutmuş kar misali
Ziyan olmuş, gitmişliklerdeki geri gelişlerim gibi…

Gülçin Güloğlu

28 Mayıs 2009

Bul Beni !!!

fun_by_groz

Gittim dönemedim, döndüğümde göreceklerimden korktum.
Belki yoktun, belki ordaydın ama ya olmasaydın
Göremeyeceklerimden de çok korktum, korkularımı durulttum
Sıkıntılarımı koyulttum, koyu renklerimi savurdum…

Sonra…
     Birden…
            Kim olduğumu, nerde durduğumu unuttum !!!

21 Mayıs 2009

Arkası Yarın

film1

Bildiğim bütün hikayeler mutlu biterdi. Kızla oğlan ayrıysa birleşir, iki kardeş yıllar sonra birbirine kavuşur, anne babaların evlat hasreti biter, iyiler yaşar, kötüler ölür.

Hayatımda mutlu biten filmler izlemek istiyorum. Dilek ağacına bağladığım isteklerimin beni bulduğu, sıkıntılarımın ıradığını anlatan bölümler çekiyorum. Özetlerimi aktarmalıyım mesela her hafta en can alıcı kısımlarıyla…

Arkası yarın serisinde yarınlarımın bir gün öncemden daha heyecanlı, daha huzurlu, daha mutlu olması için yazmalıyım bölümleri. Benim elimde, başkalarının sayelerinde geçecek bir ömür var önümde.

Şimdi…

Kadeh kaldırıyorum beni mutsuz eden tüm dünlerime… Hayatımda beni ben edecek ipler elimde… Devamı önümüzdeki bölümlerde…

Gülçin Güloğlu

14 Mayıs 2009

Anne Kız Muhabbetleri

bebek054

Geçtiğimiz hafta anneler gününü kutladık malumunuz. O yazıdan bu yazıya uzun ara verdim bu da kabul. Nihayetinde yoğun, yoğun olmakla birlikte yorucu günler geçirmekteydim.

Anneler gününde annem için güzel hediyeler aldım o ayrı, bunun yanında bir de dedim ki;
-anneee,  eğer benim gibi bir kızın olacağını bilsen yine de doğurur muydun beni?

Şaşırdı önce, sonra gülümsedi ve
-Evet, dedi. Herkesin senin gibi kızı olsun isterim dedi.

Ben biraz şımarık biraz ukala, biraz gururlu;
-Boş ver başkalarını, ben benim gibi bir kızım olsun isterdim dedim.

Muhabbet uzadı, başka konulara geçtik vs.

Demem o ki; bir kadın hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren kendince bir insan düşler. Sağlığından sonra, kaşı, gözü, boyu posu, ve en son sıra kişiliğine gelir.

Saygılı olsun, kıymet bilsin, hayırlı olsun, derli toplu olsun, şımarık olmasın gibi gibi gibi daha birçok şey. Oysa ben her insanın karakter özelliklerinin daha anne karnında şekillendiğini düşünüyorum. Anne karnındaki bir bebeğin, annenin ağlamasını, gülmesini, huzurunu, mutluluğunu duyumsadığını da düşünmekteyim.

Bebek dünyaya gelir, büyümeye başladıkça, karakteri şekillenir, yüz hatları belirginleşir anne belki de düşlerinde büyüttüğü bir kişinin tam tersi biriyle karşı karşıyadır.

Uslu bir bebek hayal eden annenin, oldukça yaramaz bir bebeği olabileceği gibi, fırlama bir çocuk isteyen annenin bir o kadar uslu çocuğu olabilir. Burada karşımıza birçok yazımda dile getirdiğim ve benim yaşam felsefemde büyük etkiye sahip, devreye girer. Ne kadar beklenti içine girilirse kişi o denli mutsuz olur.

Dünyanın en zor şeyi, insan yetiştirmek olmalı. Zahmetli bunun yanı sıra keyifli, emek isteyen aynı zamanda yormayan, uzun zaman gerektiren fakat yılların su gibi aktığı bir büyüme hali. Bunun için hep denir, anne babalarımızın kıymetini bilelim. Bilene lafım yok, bilmeyene cümlelerim çok.

Aslında bir anne nasıl bir çocuk düşlerse düşlesin, canından çıkan cana her zaman var gücüyle sahip çıkar ve onun yanında olur. Nitekim, beş parmağın beşi bir değil. Aynı anne babanın evlatları, aynı ortamda büyümüş kardeşler bile nasıl da farklıdır birbirinden. Önemli olan, farklılık değil, karakterin uyumu sorunu da değil, nasıl biri olursa olsun aradaki bağı en güzel haliyle korumasıdır önemli olan.

Ve bir insan yetiştirmektir, en doğru haliyle, hayata fark atan…

Gülçin GÜLOĞLU

  • 2009 Bir Deniz Yıldızı Masalı. Free Wordpress Themes
  • Kişisel web sitesi